7 Mart 2014 Cuma

Algı Yönetiminin Blogger'a Şok Etkisi

11 yorum

Bu yazı, Çerezlerim Blog’un sahibi Muhammed Özer tarafından Blog Hocam için yazıılmıştır.

 

Sizlere bugün bu yazımda çok daha spesifik bir konu olan "Algı yönetimi" ve algılama yönetimi olarak da adlandirilabilen bu kavramın, blogculuk ve blogger dünyasında nasıl bir etki bıraktığını örnekler eşliğinde izah etmeye çalışacağım. Sürç-ü lisan edersem affola.

 

Algı Yönetimi Neyi İfade Etmektedir?

Bugün Google’a algı yönetimi yazdığımızda 532.000 sonuç çıkabilmektedir. Pek duyulmamış olan, ancak çok önemli olduğu, arama motorlarında dahi böylesine fazla oranda sayısal değerlerle yanıtlanması ile örneklenebilen bu kavramın ne anlama geldiğini özellikle öğrenmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Algı yönetimini; çeşitli yolları kullanarak, gerçek olguları yansıtma, gerçeği gizleme ve çarpıtma, psikolojik eylemleri yönetme gibi unsurların bileşkesi olarak tanımlıyor kavramın kaşifi Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı.

bilinçaltı

Algı Yönetimine Etkiyen Alanlar

Algılama yönetimi, aslen başta siyaset olmak üzere psikoloji, sosyoloji, felsefe, mantık ve teknoloji gibi pek çok bilim alanında kullanılıyor olsa da ben bugün sizlere bu kavramın, "İletişim" olgusuyla bağlantısı üzerine yazacağım.

Algı yönetimi, iletişimi yönetmektir arkadaşlar aslında. İletişim kavramına kısaca değinmek gerekirse, sözlü veya yazılı suretle insanlar arası ilişkilerde var olan bir gerçeklik olarak tanımlayabilirim. İletişimi yönetebilen, karşılıklı bilgi alışverişinde veya tek taraflı bilgi aktarımlarında mutlak kontrolü elinde bulundurabilen birey, karşısındaki kişi ya da kişilere üstünlüğünü hissettirebilmiş, yönlendirebilme özelliğine sahip, algı yönetimini uygulayabilen insan demektir.

Blogculuk ve Blog Yönetimine Yansımaları

Gelelim algı yönetiminin, blogculuk ve blog yönetimine olan etkisi ve blogger dünyası  üzerindeki izlenimlerine arkadaşlar. Nedir bu algı yönetimi ile blogger arasındaki ilişki?

Daha önce de belirttiğim gibi algı yönetimi; iletişimi, yani insanlar arası ilişkileri yönetmek idi. Bu da blog yönetimi ile doğrudan ilişkilidir. Blog dünyasında yayımcılık yapan, içeriklerini paylaşan blogger'larımız da ister istemez diğer insanların, okurların, ziyaretçilerin algısını yönetebilmektedirler. Yazılan makalelerin, okurlar üzerinde kesin olmamak kaydıyla, o içerik kapsamındaki ana fikre bir kayma ve yönlendirme gibi özellikleri olduğu muhakkaktır.

Ben, içerik paylaşımcısı olarak blogumda bir makale yayınladığında, eğer o konu sizin üzerinizde bir etki bırakmanın yanında, sizi o hususlarda yönlendirebiliyor ve fikirlerinizi, düşüncelerinizi bir nebze olsun şekillendirebiliyorsam, işte o an algınızı yönetebiliyorum demektir. Bu durum, yalnızca blogculuk dünyasında geçerli olmamakla birlikte, teknolojinin ve internet dünyasının neredeyse tüm safhasında, her bir adımında algılama yönetimi olarak kendini bariz olarak hissettirebilmekte ve görüşleri etkileyebilmektedir.

Son Söz

Biz blogger'lar olarak -ki kendimi henüz sizler kadar profesyonel addetmiyorum- paylaşımlarımızı sunduğumuz okurlarımıza, içeriksel olarak algılarını yönettiğimiz eylemlerimizi, olumlu veya olumsuz gerçekleştirirken, kesinlikle saygı ve insani kurallar çerçevesinde icraata dökmeliyiz diye düşünüyorum.

Sizin, algı yönetimi ve blog dünyası arasındaki ilişkiyi betimleyen yorumlarınız varsa memnuniyetle beklerim. Teşekkürler.

Faydalanılan kaynak: http://www.caginpolisi.com.tr/eski_sitemiz/116/33-34-35-36-37-38-39-40.htm

 

Yazar Hakkında: Muhammed ÖZER, 1985 Ankara doğumluyum. Bilişim teknolojileri dünyasında iki buçuk yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteriyorum, blogculuk alanına ise yaklaşık iki buçuk aydır aşinayım. Teknoloji ve blogger konuları ağırlıklı olmak üzere, kişisel içeriklerimin yanında yaşamdan çeşitli kesitleri blogumda siz değerli okuyucularım ile paylaşıyorum.

Blog Adresim: http://www.cerezlerim.com/

Facebook: https://www.facebook.com/cerezlerim

11 yorum:

  1. Çok güzel konu seçmişsiniz.
    Blog yazarlığı sadece belirli konular hakkında yazı yazıp güzel fotoğraflar çekmekten ibaret değil.
    Müthiş derecede yönlendirme etkisi var, özellikle uzun süre birbirini takip eden bloglar arasında.
    Misal; bir markanın ürününü alan blog yazarı onunla ilgili bir yazı hazırlıyor, görseller koyuyor.
    Somut bir örnek vererek anlatmak isterim, yurt dışından sürekli alışveriş yapan, aldıklarını, fiyatlarını, ürün özelliklerini sürekli yazan bir blogu takip edenler bir süre sonra aynı şeyi yapmaya başlıyor.
    Canlı örneklerini biliyorum bunun.
    Yada blog yazarı yurt dışından getirdiği ürünleri blogunda "çekiliş" ile hediye ediyor. Lakin bu karşılıksız değil, hediyeyi verecek olan blogun izleyicisi olmanız, kendi blogunuzda duyurmanız, tüm sosyal mecralarda takipçisi olmanız... Sadece bu da değil, hediye verilecek ürünün firmasının internet sitesine üye olmanız, facebook-twetter-instagramda takipçisi olmanız da isteniyor. Üstelik tüm bu adreslerdeki üyeliklerinizi, kullanıcı adınızı vs., hediyeyi verecek bloga da link olarak yazmanız yani kanıtlamanız gerekiyor. Müthiş bir döngü! Olay hoşunuza giden bir ürün için hediye çekilişine katılmak la başlasa da, üye olduğunuz siteden mailinize gelen indirim haberleriyle zaman içerisinde o siteden alışveriş yapmaya da başlıyorsunuz.
    Çok farklı örneklerle olayı zenginleştirmek mümkün. Lakin yazdığım çok somut ve çok karşılaşılan bir örnek.
    Yorumları ilgi ve merakla bekliyorum.
    Herkese iyi günler dilerim.

    YanıtlaSil
  2. Blog yazarlarının şuan sadece okurlarının değil tüm internet dünyasının algılarını yönettiğini söyleyebiliriz.

    YanıtlaSil
  3. @beyza aydin baser
    Teşekkür ederim..Blogger ve blogculuk üzerine farklı bir konuya işaret etmek istedim..Yazdığınız o müthiş döngüye de kesinlikle katılıyorum..Bir okuyucu ve ziyaretçi kazanmanın verdiği o müthiş haz da bambaşka..

    @Vural Egemen
    Vural hocam dediğiniz gibi tüm internet dünyasına yansıyor algı yönetiminin önemi..Ben blogumda bir iddiada bulunduğumda, okuyucumu o konuya kanalize edebildiğim ölçüde başarılı addedebilirim kendimi.. Tabi ki de herkes sizin,bizim gibi düşünmek zorunda olmayabilir.. Ama o kıvılcımı atmak var ya içine onun, başka birşey bu..

    YanıtlaSil
  4. Çok harika ve bilgilendirici bir konuda yazmışsınız sizi tebrik ederim

    YanıtlaSil
  5. @Harunlog
    Çok teşekkür ederim..

    @Wepblogger.com | Blogger'a Dair Herşey
    Çok Teşekkürler..Elimden geldiğince farklı konularda yazmak istiyorum blogger üzerine..Umarım beğenileriniz olumlu yönde gerçekleşir..

    YanıtlaSil
  6. Kesinlikle insanların beynine hükmedemesekde tercihlerinde ciddi bir değişime yol açtığımız aşikar özellikle siyasi ve beşeri durumlarda.

    YanıtlaSil
  7. @Eczun
    Bazen insanların beynine hükmetmektense, onların fikirlerini nitelikli içeriklerimizle etkileyip düşüncelerini dilediğimiz yöne kanalize etmemiz daha faydalı diye düşünüyorum..

    YanıtlaSil
  8. kesinlikle aslında aşağı yukarı aynı şeyleri söylüyoruz fakat işte bazen birden çok doğru olabiliyor bazen gerçekten seçimler arasında doğru olan hangisi kestirmek zor ve emin olamazken başkalarınada bu kadarları empoze etmeye çalışmak harbi kasıyor bu nedenden dolayı artık kişisel fikirlerimi fazla beyan edemez oldum bir türlü sanırım yanlış yönlendirmeden doğacak veballerden kayıplardan korkuyorum hazır haberleri paylaşmayı tercih ediyorum ne bilim sanırım artık deli çağlarımı atlattım sorumluluk almaktan korkar oldum ama konu güzelmiş gerçekten eline sağlık hocam...

    YanıtlaSil
  9. @ECZUN
    Söylediğine kesinlkle katılıyorum, dediğin gibi "algı yönetimi,algı yönetimi" diye insanlara birşeyleri zorla empoze ettirmek, onları kasıntı mağduru yapmak hiç hoş birşey değil.. Ama sorumluluk duygusundaki vebal düşüncesinden arınmak adına kişisel fikirlerinizi beyan etmekten kaçınmamalısınız diye düşünüyorum.. Gerçekten yaratıcılık duygusu, Yaratıcı tarafından bizlere bahşedilen bir yetenek ve bu sizde de bende de ya da bir başkasında da mevcuttur sadece onu güzelce kullanıp ortaya çıkarmakta, bununla birlikte de insanlara faydalı bir şeyler sunabilmektir aslolan..

    Başarılarınızın devmını diliyorum..

    YanıtlaSil
  10. Kasıntı mağduru ifadesi çok hoşuma gitti, sanki ne zamandır aradığım ama bulamadığım birşeyi bulmuş gibiyim.

    YanıtlaSil

Picardes

LİNKLER