22 Mayıs 2015 Cuma

AdSense’den Neden Ban Yedim Ve Banı Nasıl Kaldırdım?

15 yorum

Farkettiniz mi bilmiyorum ama bir süre önce Blog Hocam’daki Adsense reklamları kaybolmuştu. Adsense reklamlarının gözükmesi gereken yerlerde boşluk vardı. Ne olup bitiyor, sorun nedir diye Adsense hesabıma giriş yaptığımda Adsense reklamlarının devre dışı bırakıldığı yazıyordu ve sebep olarak da kopyalanmış içerik gösteriliyordu :)

 

Siz de benim gibi şaşırdınız değil mi? Benim gibi içerik üretmeye bu kadar önem veren bloggerın blogunda kopyalanmış içerik nedeniyle reklamların devre dışı bırakılması ilginç :) Fakat ortada bir gerçek vardı Blog Hocam 4 yıllık hayatında ilk kez Adsense’den BAN yemişti!!

 

Adsense’den Neden Ban Yedim?

 

Adsense hesabımda politika ihlalleri bölümüne baktığımda yukarıda da bahsettiğim gibi kopyalanmış içerik ihlalinin saptandığı yazıyor, bununla birlikte kopya içeriğe ait olduğunu sandığım bir örnek url ve sorun kimliği diye bir numara vardı.

 

Bahsi geçen url benim yazıma ait bir url değildi. Blog Hocam’da yayınladığım misafir yazılardan birine aitti. Genellikle misafir yazı yayınlamadan önce yazının daha önce başka br mecrada yayınlanıp yayınlanmadığını muhtelif araçlarla kontrol ederdim fakat bu yazıyı atlamış olmalıyım ki böyle bir problemle karşılaştım.

 

Adsense Ban’ı Nasıl Kaldırdım?

 

Artık hastalığı teşhis etmiştim ve sıra tedaviye gelmişti.

 

1. İlk olarak söz konusu içeriği blogumdan sildim.

2. Ardından Google Webmasters Tools’a girerek Google Dizini > URL’leri Kaldır bölümünden sildiğim bu urlnin Google dizininden kaldırma yönünde bir istekte bulundum.

3. Şu adrese giderek politika ihlalini düzeltmek adına içeriği sildiğimi ve bundan sonra aynı sorunun tekrarlanmaması için önlem aldığımı belirten bir bildirimde bulundum.

4. Ve mutlu son! Ertesi gün Adsense’den aşağıdaki maili aldım.

 

adsense-ban

Bu AdSense maceramı sizinle paylaşmak istedim. Başınıza benimki gibi bir durum gelirse panik olmaya ve endişelenmeye gerek yok. Benim izlediğim adımları izleyerek AdSense reklamlarını tekrar göstermeye başlayabilirsiniz.

 

Söz Sizde

 

Blogu AdSene’den banlanan ve bu banı kaldıran blogger arkadaşların başından geçen AdSense maceralarını ve banı kaldırmak için yaptıklarını okumak isteriz.

Devamını Oku...

LG G4 ile Mükemmel Görün, Mükemmel Hisset!

0 yorum

LG G4, F 1.8 diyafram aralığı ve 16 MP kamera özelliği ile düşük ışık ve portreler için ideal olan ultra-parlak lensi kullanarak muhteşem netlik ve ayrıntı ile parlayan harika-profesyonel görünümlü fotoğraflar çekin.


G4
'ün teknolojinin son harikası, kızılötesine duyarlı renk spektrum sensörü, bir fotoğrafın çekilmesinden bir kare önce tüm görünür ışığı analiz eder ve ölçer ve bu sayede bir fotoğrafın renklerinin düşük ışık koşullarında dahi doğal ve canlı görünmesini sağlar. Aydınlık ve karanlığı ayarlayan kamera ayarlarını düzenleyerek her anı bir sanat eserine çevirin, hareketleri daha hızlı dondurun ve daha iyi düşük ışıkta fotoğraf çekin. G4'ün lazer otomatik odaklanma özelliği ve kamera titremesini azaltan gelişmiş bir görüntü sabitleyicisi olan OIS 2.0 ile hızlı ve net fotoğraflar çekin.

Mükemmel selfie'yi yakalamak için ideal olan bu sınıfının en yüksek kalitesine sahip 8 MP ön kamera, LG'nin eğlenceli ve kullanımı kolay Hareketle Çekim ve Tanıma özelliklerini barındırıyor.


IPS Quantum Ekran
, zengin ve orijinal renklerde ve şaşırtıcı düzeyde aslına uygun yüksek kontrastlı canlı görüntüler üretir.  Ayrıca, ekranın gün ışığında kolaylıkla görünür olmasını sağlamanın yanı sıra, pürüzsüz ve hızlı tepki sağlayan In-cell Touch Display teknolojiden de yararlanır.

Sanatsal bir hassasiyetten esin alan G4'ün birinci sınıf arka kapakları metalik gri, seramik beyaz, parlak altın ve buğday deri şeklinde sunulmaktadır. Şık renkli arka kapaklar, dokusal olarak işlenmiş diziler şeklinde ayırt ediciliğe sahiptir ve deri seçenekleri, özel iplikle dikilmiş bir dizi ayırt edici renk ve özellik ile sunulmaktadır.

Detay için: http://www.lg.com/tr/smart-phones/lg-LGH815TR

 

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını Oku...

15 Mayıs 2015 Cuma

Bloglarda Görsellik Ve Ziyaretçiye Etkisi

23 yorum

Blog dediğimizde çoğumuzun aklına yazılar, makaleler, cümleler, kelimeler geliyor doğal olarak. Fakat bu demek değil ki yazmakla her şey bitiyor. Blogger olarak üzerinde durmamız gereken önemli bir konu da blogun görselliği ve ziyaretçi üzerinde bıraktığı etki. Müsadenizle açıklayayım…

 

Şuradan inceleyebileceğiniz, üniversite tarafından yapılan bilimsel bir çalışmaya göre sitenize giren yeni bir ziyaretçi  50 milisaniye gibi bir sürede siteniz hakkında bir fikir sahibi oluyor. İşte bu kadar kısa sürede ziyaretçide olumlu bir etki bırakmanın tek bir yolu var; GÖRSELLİK. Aksi taktirde ziyaretçi onca emekle yazdığınız birbirinden değerli içerikleri okumadan blogunuza veda edebilir.

 

Normal hayatta da böyle değil midir zaten? Dünyanın en lezzetli yemeklerinin yapılığı bir restoran sahibi olsan da eğer dışarıdan bakıldığında virane gibi görünen bir mekan, kırık dökük sandalyeler, üstü başı kirli bir personelin varsa kimse içeri girip menüye bile bakmayacaktır.

 

tasarim

 

Blogunuzun Görünümü Hakkında Feedback Alın

 

Blogunuzda çok beğendiğiniz bir tema kullanıp, bunu istediğiniz şekilde düzenlemiş olabilirsiniz. Sizin beğenmeniz şüphesiz ki önemlidir ama burada ön planda tutmanız gereken şey ziyaretçilerin görüşüdür. Zira tarafsız ve gerçekçi yorumlarla sizi en doğru yönlendirecek kişiler onlardır. Bunun da çeşitli yolları var.

 

1. Bir post hazırlayarak ziyaretçilerin yorum bölümünden blogundan görselliği ile ilgili fikirlerini paylaşmalarını isteyebilirsiniz. Bu yöntem eski ve düzenli okuyucularınızdan feedback almak için önerilir.

 

2. Blogunuzun kenar çubuğuna, görünür bir yere bir anket ekleyerek, ziyaretçilerden hızlı geri bildirim alabilirsiniz. Bu yöntem blogunuzu nadir veya ilk kez ziyaret eden kullanıcılardan feedback almak için önerilir.

 

3. Çeşitli forumlarda veya online topluluklarda ilgili bölümlerde konu açarak diğer bloggerların, tasarımcıların veya kullanıcıların fikirlerini öğrenebilirsiniz. Bu yöntem blogunuzu daha önce hiç ziyaret etmemiş fakat deneyim sahibi kişilerden feedback almak için önerilir.

 

Bloglarda Ziyaretçiyi Etkileyen Görsel Faktörler

 

Blogunuzu görsel olarak geliştirmek için üst düzey bir tasarımcı veya programlayıcı olmak zorunda değilsiniz. Üstelik burada bahsettiğim şey kusursuz bir tema bulmak da değil. Ücretsiz online araçlardan ve internetteki faydalı kaynaklardan yararlanarak yapacağınız ufak tefek değişiklikler ziyaretçiye olumlu bir izlenim bırakmak için yeterlidir.

 

- Renk: Blogunuzda kullanacağınız renkler konunuzu, tonunuzu, tarzınızı yansıtmalıdır. Yanlış renk kullanımı okuyucunun gözünü yoracağı gibi blogunuzu hemen terk etmelerine yol açabilir. Blogunuza uygun renk kombinasyonları seçmek için faydalanabileceğiniz bazı ücretsiz araçlar; Color LoversColordColor CombosAdobe Color

 

- Fotoğraflar: Blog yazılarınızda ve blogunuzun muhtelif yerlerinde kullanacağınız fotoğrafların kalitesi ve dikkat çekiciliği de blogunuzu görsel açıdan geliştirebilir. Bunun için her zaman yüksek kaliteli (HD) ve göz alıcı fotoğraflar kullanmanızı öneririm. Bu tür fotoğrafları ücretsiz indirebileceğiniz 15 kaynağı toparladığım yazım size faydalı olabilir.

 

- Tipografi: Blog tasarımında en sık yapılan hatalardan biri de font kullanımı. Farklı olmak adına okunması zor yazı tipleri ve orantısız yazı boyutları kullanmak ziyaretçiyi kaçırabilir. Eğer siz de aldığınız fedbacklerde böyle bir şikayet ile karşılaştıysanız tipogafi kullanımınızı gözden geçirin.

 

- CSS: Blogunuza basit ve küçük CSS kodları ekleyerek dikkat çekici ve çık sonuçlar elde edebilirsiniz. Bu konuda internette pek çok kaynak bulabileceğiniz gibi benim de sık kullandığım  CSS 3 Maker benzeri araçları kullanabilirsiniz.

 

Söz Sizde

 

Siz bir blogu ilk kez ziyaret ettiğinizde blogun görselliği sizi ne kadar etkiliyor? Sırf kötü tasarımı olduğu için terk ettiğiniz blog oldu mu? Blog Hcam’da sizi en çok rahatsız eden görsel öğe ne? Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.

Devamını Oku...

12 Mayıs 2015 Salı

Doğuş Otomotiv Trafik Hayattır!

3 yorum

Emniyet kemerinizi bağlayın, hayattan kopmayın! 
Çünkü Trafik Hayattır!



Faaliyet gösterdiği alanla yakından ilgili, trafik güvenliği konusunda toplumda uzun soluklu bir kültür değişimi yaratmayı hedefleyen Doğuş Otomotiv, kurumsal sorumluluk platformu Trafik Hayattır ile 10 yılı aşkın süredir trafik güvenliği bilincini arttırmak için çalışıyor.

 

Günlük hayatımızda sürücü, yolcu veya yaya olarak yer aldığımız trafikte yaşanan kazaların ancak her yaş grubundan bireylerin trafikteki davranış ve alışkanlıklarını kapsayacak bir trafik güvenliği kültürünün oluşturulmasıyla önleneceğine inanan Doğuş Otomotiv, Trafik Hayattır Platformu üzerinden çocuklar, gençler ve yetişkinlere yönelik farkındalık ve bilinçlendirme eğitimlerini hayata geçirmeye odaklanıyor.

 

 

Bu kapsamda, Trafik Hayattır Platformu trafik güvenliğinin en önemli temel unsurlardan biri olan emniyet kemeri kullanımı alışkanlığının yaygınlaşması için kamu spotu, radyo spotları gibi iletişim faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi. Emniyet kemeri kullanımının önemini vurgulayan animasyon filmi ile hem yetişkinlere hem de çocuklara mesaj vermesi planlanıyor. Trafik Hayattır’ın yeni animasyonunda emniyet kemeri kullanılmazsa sürücü ve yolcuların başına gelebilecek tehlikeler esprili bir dille anlatılıyor.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını Oku...

28 Nisan 2015 Salı

Bir Başarı Hikayesi: Fazlıkızı

21 yorum

Bazen başınızdan geçen bir olay veya aklınıza gelen bir fikir sizi adım atmaya teşvik eder. Günümüzde bu adımlardan biri de blog yazmaktır. Neden mi? Aklınızdakileri, içinizdekileri paylaşmak istersiniz. Bşkalarının da fikirlerinizden haberdar olmak istersiniz. İlk zamanlar kendi yazdığınızı kendiniz okuyormuşsunuz gibi hissedersiniz ama bir gün bakmışsınız yüzbinlerce kişinin tanıdığı bir blogger olmuşsunuz. İşte böyle bir başarısı hikayesini paylaşmak istiyorum sizle. İster ders alın, ister feyz alın, ister kıskanın :) Size kalmış…

 

Fazlıkızı…

 

Söz konusu başarı hikayesinin arkasındaki isim Yelda Hanım ve blogu Fazlıkızı. Henüz çocuk yaşında başarısız bir denemeyle başlayan yemek macerası zamanla yapmaktan keyif alınan bir hobiye dönüşmüş ve öğrenilenler, deneyimlenenler Fazlıkızı isimli blogu ortaya çıkarmış.

 

fazlikizi

 

Blogun sahibi ve yazarı olan Yelda Hanım, yazının başında verdiğim gibi ilk zamanlarda yazdıklarını sadece kendisi okuyormuş gibi hissetmiş. Fakat belli bir süre sonra kalabalık bir kitlenin takip ettiği, blog ödüllerinde dereceler elde eden popüler bir blog haline gelmişti.

 

2010 yılından beri yayında olan Fazlıkızı; hergün binlerce kişinin ziyaret ettiği, sosyal medya hesaplarında binlerce takipçisi olan Türkiye’nin önde gelen yemek bloglarından.

 

Üstelik en.fazlikizi.com olarak yeni açtılan ingilizce bölümüyle de hem yabancı trafik çekme, hem de ülkemize özgü yemekleri yabancılara tanıtması tebrik edilecek bir hamle.

 

Fazlıkızı’nın Başarısının Altında Yatan Sebepler

 

“Yemek tarifleri” konusu en çok rekabetin olduğu konulardan biri. Fakat Fazlıkızı bu yoğun rekabet ortamında ayakta kalmayı başarmış ve konusunun en iyi, en popüler bloglarından biri olmayı başarmış. Yıllardır bloglara kafa yoran dışarıdan bir göz olarak Fazlıkızı’nın başarısının altında yatan sebepleri tespit edip sizlerle paylaşmaya çalıştım. Blog yazmaya yeni başlayanlara yardımcı olacağı kanaatindeyim.

 

- Düzenli Ve İstikralı Çalışma: Yelda Hanım blogunu ciddiye alarak içeriği güncel tutmak adına sürekli ve düzenli olarak çalışmış. Böylece düzenli okuyucunun içerik ihtiyacı karşılanmış.

 

- Araştırma Ve Geliştirme: Evet blogların da ARGE’si olur :) Fazlıkızı’na eklemek üzere yeni tarifler denenmiş, araştırmalar yapılmış, başka mecralarda bulunamayacak tarifler çıkartılarak fark yaratmaya çalışılmış.

 

- Yazı Dili Ve Tonu: İlk maddede bahsettiğim istikrar yazı dilinde de sağlanmış. Belli ki Yelda Hanım’ın yazı dili ve tarzı benimsenmiş, insanlara samimi gelmiş. Bloglar etkileşim üzerine kurulan platformlar olduğu için samimiyet çok önemli.

 

- Sade Tasarım Ve Kolay Navigasyon: İnsanlar Fazlıkızı’nı yemek tarifi öğrenmek ve uygulamak için ziyaret ediyorlar. Dolayısıyla tasarım olabildiğince sade tutularak tarif içerikleri ve görselleri ön plana çıkarılmalı. Fazlıkızı’nda bunu net bir şekilde görebiliyoruz. Ayrıca tarifler kategorilere ayrılarak kullanıcının işi kolaylaştırılmış.

 

Markalaşma yolunda hızla ilerleyen Fazlıkızı’ndan feyz alarak sizi de düzenli blog yazmaya ve kullanıcılar için orijinal içerik oluşturmaya davet ediyorum. Gerisi kendiliğinden gelecektir. Buna emin olabilirsiniz.

Devamını Oku...

13 Nisan 2015 Pazartesi

Blogger İçin Yeni Facebook Sayfa Eklentisi

20 yorum

Facebook’un yaptığı resmi duyuruya göre; çoğu bloggerın yoğun bir şekilde kullandığı Facebook beğen kutusu da dahil olmak üzere 4 resmi eklentinin 23 Haziran 2015 tarihinde kapatılacağını açıkladı.

 

Blogumuzla Facebook sayfamız arasında bağlantı kurarak hem Facebook takipçi sayımızı hem de blogumuzun trafiğini arttırmaya yaran bu önemli eklentiye alternatif olarak yeni bir eklenti hemen kullanıcılara sunuldu.

 

Aşağıda detaylarını anlattığım eklentiyi ister şimdi, ister 23 Haziran’da eskisiyle değiştirebilirsiniz.

 

facebook-sayfa-eklentisi

Eklentiyi blogunuza nasıl ekleyeceğinize geçmeden önce kısaca özelliklerinden bahsetmek istiyorum.

 

- Sayfanızın kapak fotorafını ve profil fotoğrafını gösterebilirsiniz.

- Eklentinin genişliğini ve yüksekliğini ayarlayabilirsiniz.

- Sayfanızı beğenenleri gösterebilirsiniz.

- Sayfanızdaki akışı gösterebilirsiniz.

 

Eklentiyi blogunuza eklemek için Blogger kumanda panelinize giriş yaptıktan sonra Yerleşim > Gadget Ekle > HTML/JavaScript Gadget yolunu takip edin ve aşağıdaki kodları yapıştırarak kaydedin.

 

<div id="fb-root"></div>
<script>(function(d, s, id) {
  var js, fjs = d.getElementsByTagName(s)[0];
  if (d.getElementById(id)) return;
  js = d.createElement(s); js.id = id;
  js.src = "//connect.facebook.net/tr_TR/sdk.js#xfbml=1&version=v2.3";
  fjs.parentNode.insertBefore(js, fjs);
}(document, 'script', 'facebook-jssdk'));</script>

<div class="fb-page" data-href="https://www.facebook.com/bloghocam" data-width="300" data-height="400" data-hide-cover="false" data-show-facepile="true" data-show-posts="true"><div class="fb-xfbml-parse-ignore"><blockquote cite="https://www.facebook.com/bloghocam"><a href="https://www.facebook.com/bloghocam">Blog Hocam</a></blockquote></div></div>

 

Kodlarda değiştirmeniz gereken yerler:

 

- Siyah renkle gösterdiğim yerlere kendi Facebook sayfanızın URLsini yazın.

- Yeşil renkle gösterdiğim yere blogunuzun ya da Facebook sayfanızın ismini yazın.

- Lacivert renkle gösterdiğim yerde 300 yerine eklentinin genişliğini, 400 yerine eklentinin yüksekliğini pixel değerinden yazın.

- Kırmızı renkle gösterdiğim yerde false yazan yere true yazarsanız kapak fotoğrafı gözükmez.

- Mor renkle gösterdiğim yerde true yazan yere false yazarsanız sayfayı beğenenlerin profil resimleri gözükmez.

- Gri renkle gösterdiğim yerde true yazan yere false yazarsanız Facebook sayfanızdaki paylaşımlar gözükmez.

 

Bu eklentiyle ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Konuyla ilgili sorularınızı yorum bölümünden sorabilirsiniz. Herkese iyi bloglar…

Devamını Oku...

13 Mart 2015 Cuma

Murat Dalkılıç Galaxy S6'yı Sizin İçin Keşfetti!

11 yorum

Murat Dalkılıç, Barcelona'da gerçekleşen görkemli Samsung Galaxy S6 lansmanına gitti.  Yaşadığı eğlenceli anları, inanılmaz deneyimleri ve Galaxy S6’nın şahane özelliklerini sizin için anlattı.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını Oku...

26 Şubat 2015 Perşembe

Blog Hocam 4 Yaşında!

78 yorum

Şuıan okumakta olduğunuz blogu ne zamandır takip ediyorsunuz bilmiyorum ama bu blog tam 4 yıl önce “Blog Hocam’a Hoşgeldiniz!” başlıklı yazıyla başlamıştı yayın hayatına. 4 yıl önceki o yazımda kendimden, Blog Hocam’ı neden ve nasıl kurduğumdan, neler paylaşacağımdan vs. bahsetmiştim. O günlerde BH’nin bu kadar uzun zaman aktif olarak yayında kalacağını ve bu kadar geniş bir kitleye ulaşacağını hayal bile etmemiştim. Zira o günlerde ne bloglar ne de blog yazarlığı bu kadar yaygın değildi.

 

BH’nin bu dördüncü doğum gününde teşekkür etmek ve sizlerle paylaşmak istediklerim var elbette ama bunlara geçmeden önce BH ile yeni tanışanlara geçtiğimi 4 yılda benim ve BH’nin başından geçenleri kısaca hatırlatmak istiyorum.

 

dogumgunu

 

4 Yıl Böyle Geçti…

 

Şubat 2011’de kurduğum Blog Hocam, dönemin blog yazarlığı hakkında güncel yayın yapan ilk blogu olduğu için ve yoğun netwoking çalışmalarım sonucunda kısa sürede ciddi ziyaretçi sayılarına ulaşmıştı. Zamanla yorumlar ve mailler ile okuyucu-yazar etkileşimini kurmayı da başarmıştım ve herşey yolundaydı. Okuyuculardan gelen istekler ve benim çizdiğim yol haritası doğrultusunda düzenli olarak özgün yazılar yazıp yayınlıyor, karşılığında güzel tepkiler alıyordum. Blog yazarlığı hakkında blog yazmak oldukça keyifliyken ve herşey yolunda giderken mahkeme kararıyla Blogger’a erişimin egellenmesi ben dahil tüm Blogger platformunu kullan blog yazarlarının ziyaretçilerini ve heveslerini kaybetmeye neden olmuştu.

 

Erişim engelinin kalkmasının ardından kısa sürede eski aktifliğine ve güncelliğine kavuşturmayı başardığım Blog Hocam, gün geçtikçe okuyucu sayısını, ziyaretçi sayısını, nitelikli yorum sayısını arttırdı ve ülkenin önde gelen bloglarından biri oldu. Bununla birlikte reklam ve sponsorluk teklifleri de arkaya arkaya geldi doğal olarak. Önce çeşitli çekilişler düzenleyerek kendim kazanmak yerine okuyuculara çeşitli hediyeler dağıttım. Onlarca kişiye ufak tefek bazı hediyeler dağıttım sponsorların destekleriyle. Fakat bu iyi niyetimin suistimal edildiğini ve ilginin azaldığını görünce reklam ücretlerini kendi cebime atmaya başladım :) Çünkü bu ücretler aylık 700-800 liranın üzerine çıkmaya başlamıştı. Bu devirde fena para değil.

 

Daha sonra blogun sahibi tek sabit yazarı olan benim hayatımdaki ciddi değişiklikler Blog Hocam’ı da ister istemez etkiledi. Bu değişiklikler neler miydi? Öncelikle 2003 yılında tanıştığım ve o günden beri her şartta beni seven, yanımda olan kadınla evlendim. Hak verirsiniz ki bekar ve tek yaşayan bir erkeğin bloga veya özel zevklrine ayırdığı vakitle evlendikten sonra ayırdığı vakit aynı olamıyor. Yeni düzenime alışana kadar da  BH’yi ihmal ettim haliyle.

 

Fakat Blog Hocam’a hem okuyucuların, hem de sponsorların ilgisi giderek artmaya devam ediyordu. Bu yüzden bazı fedakarlıklar yaparak blog yazmaya ve yönetmeye tekrar vakit ayırmaya başlamıştım ki bir radikal gelişme de iş hayatımda oldu. Mevcut işimi, okulunu bitiren kız kardeşime devrederek bambaşka bir sektörde yepyeni bir maceraya atıldım. Ne yazık ki hala istediğim düzeni oturtamadım. Bu nedenle halen Blog Hocam’a yeteri kadar vakit ayıramıyorum.

 

Fakat herkes şunu bilsin ki 4 yıllık emeği kaderine terk etmeye hiç niyetim yok. Er ya da geç Blog Hocam eski aktif günlerine dönecektir.

 

 

Var Olun…

 

Rakamlara, istatistiklere hiç girmeden BH’nin 4 yılını kısaca özetledikten sonra teşekkür kısmına geçmek istiyorum. 4 yıl boyunca Blog Hocam’ı ziyaret edip yazılarımı okuyan, okuduğu yazıları değerli bulup tekrar ziyaret etmek üzere sık kullanılanlarına ekleyen, sosyal medya veya diğer kanallar aracılığıyla takip eden, yorumları ve mesajlarıyla beni motive eden tüm Blog Hocam ziyaretçilerine teşekkür ederim.

 

Blog Hocam’ı değerli görüp sponsor olmak veya reklam vermek isteyen tüm firmalara, site sahiplerine, dijital pazarlama çalışanlarınaGoogle’a ve Bumerang’a teşekkür ederim.

 

Blog Hocam için içerik üretmeye yeteri kadar zaman ayıramadığım son dönemde misafir yazılarıyla blogu ayakta tutan tüm değerli blogger arkadaşlarıma teşekkür ederim.

 

Son olarak blog yazarlığına olan ilgimi ve Blog Hocam’a ayırdığım vakti anlayışla karşılayarak hiç bir gün sorun çıkarmayan eşime sonsuz teşekkür ediyorum.

Devamını Oku...

9 Şubat 2015 Pazartesi

Blogunuz İçin İdeal Yazı Yayınlama Zamanı

46 yorum

Sosyal medya ile ile ilgili takip ettiğim yerli ve yabancı kaynaklarda çokça paylaşılan bir infografik dikkatimi çekmiş, kafamı kurcalarmıştı. Paylaşılan infografik ve postlarda bloglar, Facebook, Twitter gibi sosyal platformlarda paylaşım yapılacak en iyi gün ve saatlerden bahsediliyordu. Fakat ben bu konuyla ilgili denk geldiğim her paylaşımın altına bu bilgiye katılmadığım ve doğru bulmadığım yönünde yorumlar bırakmıştım. Çünkü her blogun, sosyal medya hesabının konusu, takipçi kitlesi, demografisi vs birbirinden çok farklı. Dolayısıyla bu konuya bir standart getirmeyi doğru bulmuyorum.

 

Peki her blogger kendi blogu için en ideal yazı yayınlama gün ve saatini nasıl belirleyebilir?

 

%100 isabetli olmasa bile bunun bir yolu var. Google Analytics ile blog yazılarınızı yayınlamak için ideal gün ve saati tespit edebilirsiniz. Bunun için özel bir rapor oluşturmalısınız. Haydi başlayalım…

 

1. Adım: Google Analytics’e giriş yaparak sayfanın üst tarafındaki Özelleştir linkine tıklayın.

01

 

2. Adım: Açılan sayfada Yeni Özel Rapor butonuna tıklayın ve özel rapor oluşturma işlemine başlayın.

02

 

3. Adım: Şimdi detaylı ayarların yapılacağı sayfadayız. Burada Başlık yerine raporunuza ait bir isim yazın. Örneğin ben “BH İdeal Zaman” yazdım.

03

 

4. Adım: Metrik Grupları bölümünden metrik ekle diyerek Kullanıcılar > Oturum metriğini ekleyin.

04

 

5. Adım: Ayrıntılı Detay İnceleme bölümünde boyut ekle diyerek Zaman > Haftanın Günün Adı ve Günün Saati boyutlarını ekleyin.

05

 

6. Adım: Son olarak Görünümler kısmından hangi blog için bu raporu uygulayacağınızı seçerek Kaydet butonuna tıklayın.

06

 

7. Adım: Açılan sayfada sağ üst bölümden raporu hangi tarihler için göstermek istediğinizi seçtikten sonra sayfanın alt tarafında blogunuza hangi gün ne kadar giriş yapıldığını göreceksiniz.

07

 

8. Adım: En çok ziyaretçi gelen günü öğrendk. Şimdi sıra saatte. Bunun için pazartesi yani Monday’e tıklıyorum. Burada hangi tarih ve saatte ne kadar ziyaretçi girdiğini görebiliyoruz. Burada son 2 hane saati gösteriyor. Ekran görüntüsünü incelediğinizde Blog Hocam’a en çok ziyaretçinin saat 16’da geldiğini görebilirsiniz.

08

 

Sonuç olarak Blog Hocam için en ideal yazı yayınlama tarihinin Pazartesi günleri ve saat 16:00 civarı olduğunu istatistiksel olarak görebiliyorum. Aynı yöntemi kullanarak siz de kendi blogunuz ideal yazı yayınlama zamanını öğrenebilir hatta benzer yöntemi diğer etriklere uygulayarak blogunuz hakkında başka detaylara da ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

26 Ocak 2015 Pazartesi

“Kişisel Blog” Kavramının Hakkını Veren Blog

49 yorum

Kişisel blog yazmak zor iş. “Kişisel blog” adı altında yayın yapan her blogun aslında kişisel blog olmadığını, gerek içeriği, gerek de yazım diliyle bazı kriterleri karşılaması gerektiğini söylemiştim. Bu yazımda başarılı bir kişiesl blog olduğunu düşündüğüm bir blogdan ve bu blogun uzun zamandır BH takipçisi olan yazarından bahsedeceğim.

 

Bahsetmek istediğim blogun adı Bloggokhantekin.com ve bu blogun yazarı blogun isminden de anlayacağınız gibi Gökhan Tekin. Blogun içeriğine geçmeden önce yazar arkadaşımızdan ve blogunu neden açtığından kısaca bahsetmek istiyorum.

 

gokhan-tekin

 

Gökhan Tekin Ve Blogu

 

1986 Hatay doğumlu olan Gökan Tekin kuhasebe mesleğiyle uğraşmasına rağmen çoğumuz gibi web dünyasının cazibesine kapılmış ve çeşitli web sitesi oluşturma girişimlerinin ardından Şubat 2014 tarihinde şuanki kişisel blogu olan Blog Gökhan Tekin’i kurmuş.

 

Blogunu kurma nedenini ise şu şekilde anlatıyor Gökhan Tekin:

 

Öncelikli amacım insanlara faydalı olabilmek , kendimi blog yazarlığında geliştirmek yeni ve özgün yazılar yazmak , yaşadığım olaylar karşısında nasıl çözümler buluyorum neler yapıyorum en zor zamanlarda dahi neler yapıyorum onlardan bahsedeceğim. her blog yazarı mutlaka kendini geliştirdiği konuda blog yazarlığı yapar yani blog'unda daha çok mesleğiyle veya uzman olduğu alan ile ilgili makaleler yazar benim mesleğimde muhasebe bende her zaman olmasada arada sırada muhasebe ile ilgili bilgiler vermeye çalışacağım.

 

Kendi özel alan adına sahip olmasına Blogger alt yapısını kullanan Gökhan Tekin bunun nedenlerini şu şekilde sıralamış:

 

- Üyelik sistemi çok kolay ve Türkçe olduğu için

- 1 adet üyelik ile birden fazla blogger açabildiğim için

- Google'ye ait bir sistem olması ve güvenlik açısından çok iyi bir özelliğe sahip olduğu için

- Seo açısından ve index hızının çok hızlı olmasından dolayı

- Ücretsiz olduğu için ( fakat ben  ....blogspot.com. uzantısının görünmesini istemediğim için özel domain alarak yönlendirme yaptım sadece hosting almadım hosting'i Google'den kullanmış oluyorum)

- Beğendiğim bir Blogger widget'ini kolayca uygulayabildiğim için

- Yazı , resim ve video eklemesinin kolay olmasından dolayı

- Şablonda bir düzeltme yapacağım zaman bunu kolayca yapabildiğimden dolayı

- Yedekleme işlemini kısa sürede yapabildiğimden dolayı ve çok basit olmasından dolayı

 

Neden Blog Gökhan Tekin’i Takip Etmenizi Öneriyorum?

 

Yukarıda da değindiğim gibi Gökhan Tekin kişisel blogunda kendi hayatı, düşüneleri, yaşadıkları, deneyimleri hakkında samimi ve akıcı yazılarıyla blogunu güncel tutarak kişisel blog kavramının hakkını veriyor. Bunların yanı sıra blog yazarlığı ve Blogger ile ilgili tecrübelerini de zaman zaman palaşıyor. Kendi deneyimleri olduğu için özgün ve faydalı içerikler olauyor bunlar. Birkaç örnek vermek gerekirse;

 

- Bir zamanlar kullandığı orijinal ve şık yazar bilgi kutusunun kodlarını blogunda herkesle paylaşmış.

 

- Şurada ve şurada bloglarının vazgeçilmez öçğelerinden menü paylaşımları yapmış.

 

- Yine blogların vazgeçilmez öğelerinden olan sosyal medya butonları için de şurada ve şurada iki farklı alternatif sunmuş.

 

- Gökhan Tekin’in blogunda Blogger eklentilerinin yanı sıra ilginizi çekeceğini düşündüğüm blog yazarlığı ile ilgili ipuçları ve deneyimleri de okuyabilirsiniz. Örneğin içerik & tasarım ikilemi ile ilgili yazdığı şu yazıyı okyup tartışmaya katılabilir, blog yazmanın kendisine neler kazandırdığını okuyabilir veya blog yazarken dikkat edilmesi gerekenleri anlattığı şu videoyu izleyebilirsiniz.

 

Benim Blog Gökhan Tekin ile ilgili söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. bloggokhantekin.com adresini ziyaret ederek blogun diğer yazılarını keşfetmek sizden.

Devamını Oku...