25 Nisan 2017 Salı

Blog Ziyaretçi Sayacı Ekleme

0 yorum
Blogların ziyaretçi sayısını öğrenmenin gelişmiş ve basit pek çok yöntemi var. Bunlardan en pratiği bloga bir ziyaretçi sayacı eklemek. İnternette ücretsiz olarak kullanabileceğiniz pek çok sayaç hizmeti veren site var. Bu ziyaretçi sayaçlarının en popüler olanlarını ve bloga nasıl ekleneceğini sizler için yazmaya çalıştım.

Blog Counter

blog counter ziyaretçi sayacı

En hızlı, kolay ve ücretsiz sayaç servislerinden biridir. Siteyi ziyaret edip ana sayfadaki Creeate A Counter butonuna tıkladıktan sonra basit bir form sayfası açılır. Bu forma sırasıyla blog adresini, sayacın kaçtan itibaren saymaya başlayacağını ve tüm ziyaretçileri mi yoksa tekil ziyaretçileri mi sayacağını girdikten sonra onlarca farklı stilde sayaçtan birini seçersiniz. Son olarak verilen kodu Blogger kumanda panelinde Tema > Gadget Ekle > HTML/Java Script gadget diyerek ekliyorsunuz.

Stat Counter


stat counter ziyaretçi sayacı

Üyelik gerektirdiği için biraz uğraştırsa da daha profesyonel bir sayaç hizmetidir. Siteye gidip Create A Free Account dedikten sonra üyelik formunu dolduruyorsunuz. Stat Counter’ın artılarından biri size aylık veya haftalık rapor göndermesi. Ayrıca sayacı isterseniz gizli isterseniz herkese görünür yapabiliyorsunuz. Ayarları tamamladıktan sonra hangi sistemi kullandığınızı yani Blogger’ı seçiyorsunuz. Ardından verilen kodu aynı şekilde HTML/JavaScript gadget olarak ekliyorsunuz.

Hit Web Counter

hit web counter ziyaretçi sayacı

Onlarca farklı tarzda sayaçtan birini seçebildiğiniz ve isteğinize göre tekil ya da çoğul ziyaretçiyi sayan ücretsiz bir sayaç hizmeti. Seçimlerinizi yaptıktan sonra verdiği kodu yine aynı şekilde HTML/JavaScript gadget olarak bloga ekliyorsunuz. Üyelik gerektirmediğinden hızlı ve çok basit bir servis.

Reliable Counter

reliable counter ziyaretçi sayacı

Ana sayfadaki sayaç stillerinden birini seçtikten sonra otomatik olarak bir form sayfası açılır. Bu formu doldurduktan sonra kodu alır ve aynı şekilde HTML/JavaScript gadget olarak bloga eklersiniz. Üyelik gerektirmediğin sayacı hızlı bir şekilde ekleyebilirsiniz.

Guest Counter

guest counter ziyaretçi sayacı

Eklemesi en kolay ücretsiz sayaçlardan biri. Ana sayfadan sayaç stilini ve saymaya kaçtan başlayacağını seçiyorsunuz. Başka hiç bir bilgi girmeden kodu alıp HTML/JavaScript gadget olarak bloga ekliyorsunuz.

En basit ve en hızlı 5 ücretsiz sayaç servisini tanıttım. Bu sayaçları yeni blog oluşturduğunuzda sıfırdan başlayarak eklemek en doğru olanı. Eğer bir süredir yayında olan bir bloga ekliyorsanız bir yerine “şu tarihten itibaren” diye not yazmanız faydalı olacaktır.

Herkese bol ziyaretçili, keyifli bloglar dilerim :)

21 Nisan 2017 Cuma

Blogger Günlüğü #3

15 yorum
Burada birincisini, burada ise ikincisini yayınladığım Blogger günlüklerine devam ediyorum. Daha önce de dediğim gibi amacım ilginizi çekecek, size fayda sağlayacak içerikleri ve paylaşımları derlemek. Blogger günlükleri ile çoğu kişiyi ilgilendireceğini düşündüğüm sorulara yanıtlar veriyor, yorumları cevaplıyor, linkler paylaşıyorum. Bol paylaşımlı üçüncü blogger günlüğüne başlayalım…




Bir Paylaşım (Yeni Tema): Uzun zamandır kullandığım Blog Hocam’ın temasında günümüze uygun, modernize edilmiş bir değişikliğe gitmeye karar verdim ve bununla ilgili ilk çalışmam olan yerleşim çalışmama ait bir görüntüyü sosyal medya hesaplarımda paylaştım. Sağ olsunlar beğenen, ilgi gösteren, düşüncesini paylaşan arkadaşlar oldu. Bundan sonra da yeni tasarımla ilgili attığım her adımı sosyal medya hesaplarımda paylaşacağım. Süreci merak edenler, fikirlerini paylaşmak isteyenler hatta önerileri ile tasarıma yön vermek isteyenler Facebook ve Twitter’da beni takip edebilirler.



Bir Bilgi (Onur Soylan): Yakın zamanda Google’dan bir algoritma güncellemesi duyurusu geldi. Güncellemenin ismi “Fred”. Takip ettiğim SEO uzmanlarından Onur Soylan LinkedIn hesabında Google’ın bu güncellemesi ile ilgili detaylı analizi paylaştı. Onu Soylan’ın analizinden ortaya çıkan sonuç ise şu: %40 veya daha fazla trafik kaybı yaşayan sitelerin ortak problemi içeriklerinin zayıf veya kopya içerik olması.

Bir Link (Fundalina): Çoğunuzun tanıdığını tahmin ettiğim, dijital iletişim danışmanı ve blogger Funda Güleç’in hem kendi blogunda hem de diğer mecralarda yazdığı içerikleri takip ederim. Özellikle küçük işletmeler için çok faydalı yazılar yazar. Bu içerikler biz kişisel blog yazarları için oldukça faydalı olabiliyor. İçeriğin 365 Günü başlıklı yazısını her blog yazarının okumasını öneririm. Funda Güleç içeriğin ömrünü 4 çeyreğe ayırmış ve her çeyrekte gerçekleşmesi muhtemel senaryolar ile ilgili bilgiler ve öneriler vermiş.

Bir Link (Sosyal Medya Cafe): Blog yazmak teknik bilgi gerektirmese de blog düzenlemek, tema indirmek, düzenlemek gibi işler blog dünyasına yeni girenler için uzay bilimi gibi gelebiliyor. Sosyal Medya Cafe blogunun sahibi Sibel hanımla bu konuyu telefonda saatlerce konuştuk ve aslında çok basit olan bu işlemler için özellikle bayan bloggerlardan ciddi ücretler talep ederek blog yazma heveslerini sömüren kişilerin varlığından bahsettik.

Sibel Hanım bu kişilerin bilinçlenmesi ve fırsatçılara mahkum olmaması için bir yazı dizisi yayınladı. Bu yazı dizisinin 1. bölümünde internetten hazır tema indirmeyi, 2. bölümünde indirilen hazır temayı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenleri, 3. bölümünde indirilen bu hazır temayı bloga yüklemeyi, 4. bölümünde bu temaları Türkçeleştirmeyi, 5. bölümünde ise temayı kendinize göre düzenlemeyi anlattı.

Bir Link (Teknojest): Blog dünyasında sebebini bir türlü anlayamadığım bir ön yargı var. Bloggerlar faydalı, güzel içerikleri paylaşma ve bu içeriklere link verme konusunda çok cimriler. Ben faydalı bulduğum blog yazılarını sosyal medya hesaplarımda ve Blogger Günlüklerimde paylaşmayı seviyorum. Blog Hocam’ın misyonu blog yazarlarına fayda sağlamaksa faydalı linkler paylaşmak kadar doğal bir durum yok. Bu paylaşımlar bana okuyucu mu kaybettiriyor? Google sıralamamı mı düşürüyor? Elbette hayır.

İyi içeriklere link vermenin aksine pek çok faydası var. Teknojest’in sahibi Poyraz Şahin’in de bu konu ile ilgili bir yazı yazdığını görünce sevinmiştim. Link vermenin faydalarını bir de Poyraz Şahin’den okumanızı beğendiğiniz içerikleri okurlarınızla paylaşmanızı şiddetle öneririm.

Bir Yenilik (Yeni Blogger Temaları): Bildiğiniz gibi bir süre önce Blogger değişik stillerde 4 yeni temayı Blogger panelinde kullanma sundu. Böyle yenilikler için kısa yazılar yazmak yerine sosyal medya hesaplarımda duyurular yayınlıyorum. Blogger’ın yeni temaları için de böyle bir duyuru paylaşmıştım. Yeri gelmişken bu yeni temalarla ilgili görüşlerimi belirteyim.



Yeni temaların en büyük farkı %100 responsive yani mobil uyumlu olması. İçerik alanları ön plana çıkarılmış ancak sidebarların ana sayfada olmamasını sevmedim. Otomatik devamını oku ve sosyal paylaşım eklentileri ise yeni temaların en iyi yönleri. Yeni temalar arasında favorim ise Notable.

Not: Blogger’ın bu yeni temalarını kullanma ve özelleştirme ile ilgili Değmesin Yağlı Boya’da harika bir kılavuz var. Özellikle acemiler için çok faydalı.

Bir Hareket (Ücretsiz Blog Desteği): Sosyal medyada ve blog dünyasında zaman zaman çok değerli insanlar tanıma fırsatı yakalıyorum. Bu kişilerden biri de LinkedIn bağlantılarımdan Oğuz Gülay. Kendisinin LinkedIn’de yaptığı bir paylaşım çok ilgimi çekti. Blog açmayı düşünenlere ve hedefleri doğrultusunda blogunu geliştirmek isteyenlere gönüllü/ücretsiz destek veriyor. Twitter üzerinden konu ile ilgili yaptığımız kısa sohbette bu iyilik hareketine yeteri kadar ilgi gösterilmediğini söylemişti. Diyeceğim şu ki blog konusunda deneyimli birinin önerilerine ihtiyaç duyuyorsanız buradan detaylı bilgi alabilir ve kendisi ile iletişime geçebilirsiniz.

Bir Sosyal Sorumluluk (Evren Günlüğü): Yukarıda blog dünyasında çok değerli inanlar tanıdığımı söylemiştim. Bunlardan biri de Türkiye’nin en eski blog yazarlarından Evren Soyuçok. Bir yazısında Down sendromlu çocuklar için neler yapabileceğinden, daha doğrusu onlara blog yazdırarak onlara bir katkı sağlama fikrinden bahsetti. Yazı ilgimi çekmişti çünkü bir blog yazarının kendi çabalarıyla gerçekleştirebileceği ender sosyal sorumluluk projelerinden biri olarak gelmişti bana. Etrafımda Down sendromlu bir çocuk yok ama düşündüğümde bu deneyimin onlar için değerli ve keyifli olacağını biliyordum.

Yazının devamını okudukça Evren’in her türlü çabasına rağmen Down sendromlu çocuklar için kurulan vakfın yetkililerinin gösterdiği tavır sinirlendirdi beni. Yardım illa maddi mi olmalı? Peki benim oraya yaptığım maddi bağıştan sizin cebinize ne kadar gidiyor? Her neyse o konulara hiç girmeyim. Diyeceğim şu ki bir bloggerın kendi çabaları ile sosyal sorumluluk adına emek ve vakit harcaması beni çok duygulandırdı. Umarım hepimiz bu kadar duyarlı, düşünceli ve yardımsever hareketlerde bulunabiliriz. Tebrikler, teşekkürler Evren Soyuçok.

Bir Link (Sade Ve Derin): Deeptone’un blog okuma oranının düştüğünü yazdığı yazıyı okuyana kadar uzun bir süredir blog istatistiklerime bakmadığımı fark ettim. Deeptone yazısında Nisan ayında tıklanma sayısının her zamanki değerlerin altına düştüğünü yazmış ve bunun muhtemel sebeplerinden bahsetmiş. Çoğu blogger gibi konu benim de ilgimi çekti ve hemen girip bir önceki ay ile bu ayın istatistiklerini kıyasladım. İşte sonuçlar:

trafik kaybı


Turuncu çizgi: 17.Şub.2017 - 18.Mar.2017
Mavi çizgi: 19.Mar.2017 - 17.Nis.2017

Son bir ayda Blog Hocam’ın trafiğinde %20 azalma var. Bu düşüşün kaynağını incelediğimde neredeyse tüm trafik düşüş olduğunu gördüm. Özellikle yönlendirme trafiğinde ve sosyal trafikte %50 – %60 düşüş var.

Deeptone’un yazısı çok ilgi gördü ve yorum anlamında ciddi katılım oldu. Görünün o ki çoğu blogger Deeptone ve benim gibi Nisan ayında trafik kaybı yaşamış :) Umarım şu dönem çabucak geçer ve yazılarımız bol bol okunur.

Bir Duyuru (Değmesin Yağlı Boya): Uzun süredir misafir blogculuk yani konuk yazarlık ile ilgili bir gelişme yok Blog Hocam’da. Ne bir misafir yazı yayınladım ne de başka bir bloga misafir oldum. Değmesin Yağlı Boya’nın misafir yazar alımı ile ilgili yazısını görünce hem trafiğimi arttırmak, hem de backlink kazanmak için konuk yazarlık olayına daha fazla vakit ayırmaya karar verdim.

Sizlere de önerim ziyaretçi sayınızı arttırmak ve blogunuzu yeni kişilere duyurmak için en etkili yöntem olan misafir yazarlığı denemenizdir. Örneğin Blog Hocam’a misafir olmaya ne deriniz? Blog yazarlarını ilgilendireceğini düşündüğünüz orijinal içeriklerinizi mail olarak gönderebilirsiniz.

13 Nisan 2017 Perşembe

Bloggerlar İçin Tanıtım Yazıları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

21 yorum
Blog yazarak para kazanma yöntemleri arasında en sık karşılaştığımız yöntemlerin başında tanıtım yazıları geliyor. Blogların internet dünyasındaki gücünden faydalanmak isteyen firmalar/markalar/siteler bloggerların kapısını çalarak tanıtım yazısı alma taleplerini iletiyorlar. Fakat dijital pazarlama sektörünün yabancısı olan yeni bloggerlar bu teklif nasıl cevap vereceklerini, hangi adımları izlemeleri gerektiğini bilmiyorlar. Tanıtım yazıları ile ilgili en çok gelen sorulara yanıt vererek bir kılavuz oluşturmanın faydalı olacağını sanıyorum.

Tanıtım yazıları


Tanıtım Yazısı Nedir?

Bir firma, marka, ürün, hizmet ya da site hakkında bilgi içeren blog içeriklerine tanıtım yazısı denir. Tanıtım yazılarını yayınlanma amacına göre 4’e ayırabiliriz:

1. Tanıtım Amaçlı Tanıtım Yazıları: Kişinin firmasını, ürününü, hizmetini ya da web sitesini tanıtmak, bilinirliğini ve görünürlüğünü artırmak amaçlı yayınlatmak istediği tanıtım yazılarıdır. Bu tür tanıtım yazısı teklifleri genellikle yazıyı yayınlatacak firma/site ile ilgili aynı sektörde yayın yapan ve popüler bloglara gelmektedir.

Tanıtım amaçlı tanıtım yazılarına örnek olarak Matbuu isimli online matbaa firması için yayınladığım yazıyı verebilirim. Bu firma amacının adını duyurmak, bilinirliğini ve görünürlüğünü artırmak olduğunu söylemişti ve bu doğrultuda bir içerik çalışması yapmıştık.

2. Trafik Amaçlı Tanıtım Yazıları: Kişinin web sitesine trafik yani hit almak, ziyaretçi sayısını artırmak amaçlı yayınlattığı tanıtım yazılarıdır. Bu tür tanıtım yazısı teklifleri de yine hedef kitlenin takip ettiği popüler bloglara gelmektedir.

Trafik amaçlı tanıtım yazılarına Reklamsiniz isimli site için yazdığım yazıyı örnek gösterebilirim. Bu sitenin hedef kitlesi blog yazarları olduğu için Blog Hocam’dan alacağı trafik çok önemliydi. Bu nedenle sitenin trafiğini artırmaya yönelik bir içerik çalışması yaptık.

3. Backlink amaçlı Tanıtım Yazıları: Hedeflediği anahtar kelime ile ilgili arama sonuçlarında üst sıralara çıkmak isteyen siteler kaliteli bloglarda tanıtım yazıları yayınlatır. Yazı da ise hedeflediği anahtar kelimeler üzerinden kendi sitelerine link verirler. Bu tür tanıtım yazısı teklifleri hızlı indexlenen, itibarlı, çeşitli SEO değerleri yüksek bloglara gelmektedir.

Örneğin Ev Düzenleme sitesi için yaptığım çalışmayı incelerseniz yazıda sitenin yükselmek istediği kelimeler olan banyo dekorasyonu ve mutfak dekorasyonu kelimeleri üzerinden site sahibinin istediği sayfalara link verdiğimi görebilirsiniz.

4. Satış Amaçlı Tanıtım Yazıları: Online ürün atışı yapmak isteyen kişiler için de bloglar oldukça uygun mecralardır. Bir ürününü online ortamda atmak isteyen kişi hedef müşterisinin ziyaret ettiği popüler bloglarda tanıtım yazısı yayınlatarak satış sayfasına link verirler.

Bu tür tanıtım yazılarına örnek olarak YouTube’da Zirveye Çıkma Rehberi isimli kitap için yazdığım yazıyı örnek verebilirim. Kitabın yazarı, Blog Hocam takipçilerinin ilgisini çekeceğini düşündüğü için kitabının atışını artırmak adına böyle bir çalışma yapmak istemişti.

Tanıtım Yazısı Yayınlamanın Faydaları Ve Zararları Nelerdir?

Fayda 1: Bir blogger olarak gelen tanıtım yazısı tekliflerini değerlendirmenin en büyük faydası elbette maddi kazançtır :) Öyle ki çoğu zaman banner ve AdSense gelirlerinden daha fazla kazandırmaktadır tanıtım yazıları.

Fayda 2: Tanıtım yazıları blogunuzun güncel kalmasını sağlar. Tabi blogunuzun konusuyla alakası olmayan, takipçilerinizi rahatız edecek içerikler olmaması şartı ile. Örneğin moda konulu bir blogunuza moda markalarından ve e-ticaret sitelerinden gelen tanıtım yazılarını yayınlamanız kullanıcıya ilgi duyacağı güncel içerik sunmak demektir.

Fayda 3: Bazı tanıtım yazıları blogunuza Google’dan hiç ummadığınız kadar trafik getirebilir. Örneğin Kizoa için hazırladığım tutorial tarzındaki tanıtım yazısına Google aramalarından yüzlerce ziyaretçi geldi.

Zarar: Blogunuzda tanıtım yazısı yayınlamanın tek zararı takipçilerinize inanmadığınız bir içeriği sunmaktır. Tanıtım yazıları iyi para getiriyor diye arka arkaya yayınlayıp blogunuzu tanıtım yazıları ile doldurursanız takipçileriniz bir bir takipten çıkar ve aslında para kazanırken çok daha değerli şeyleri kaybettiğinizi anlarsınız.

Tanıtım Yazısı Fiyatları Nasıl Olmalıdır?

Bir kişi blogunuzda tanıtım yazısı yayınlamak için sizle irtibat kurduğunda soracağı ilk şey ücrettir. Alexa sıralaması, aylık trafik, citation flow gibi değerler fiyat belirlemede önemli faktörler olsa da siz istediğiniz fiyatı talep etmekte özgürsünüz.

Eğer fiyat ile ilgili hiç bir fikriniz yoksa sizinle benzer blogların reklam sayfalarını ziyaret edip talep ettikleri ücreti öğrenmeye çalışabilirsiniz.

Ücret belirlemede kullanabileceğiniz bir diğer yöntem ise Hürriyet Bumerang’ın Boomads içerikleri için size teklif ettikleri ücreti baz almaktır.

Beni hiçbiri ilgilendirmez diyorsanız şöyle bir düşünün; ne kadar para verseler alakasız bir içeriği blogunuzda yayınlardınız? Aklınıza bir rakam geldi mi? İşte tanıtım yazısı için talep edeceğiniz ücret o :)

Tanıtım Yazısı Nasıl Yazılır?

Blogunuzda tanıtım yazısı yayınlatmak isteyen kişiler size hazır bir içerik gönderip bunu yayınlamanızı isteyebilirler. Ben tanıtım yazısının blogun sahibi blogger tarafından yazılmasını tercih ederim. Her iki taraf için de daha faydalı olacaktır. Örneğin ben nispeten uzun ve detaylı içerikler oluştururum, belli bir tarzım vardır. Bana gelen 200 kelimelik, anahtar kelimelerle dolu ve muhtemelen daha pek çok blogda yayınlanmış bu içeriği yayınlamaktansa biraz emek ve zaman harcayıp içeriği kendim oluştururum.

Tanıtım yazısı yazarken içeriği blogunuzun ana konu ise ile ilişkilendirmenizi öneririm. Örneğin Hediyesepeti isimli e-ticaret sitesinin tanıtımını yaparken blog yazarlarına da fayda ağlayacak bir içerik nasıl oluşturabilirim diye düşünmüş, çekiliş konunda yazmaya karar vermiştim. Çekiliş düzenleyerek kısa sürede çok fazla ziyaretçiye ulaşabiliyorsunuz. Bu tanıtım yazısı ile hem hediye firmasının istediği backlinkleri vermiş, hem de bilmeyenler için blog çekilişi düzenleme önerisinde bulunmuştum. Win-win-win durumu yani :)

Tanıtım yazısında karşı tarafın istediği özelliklerden bahsedin ve istediği linkleri verin fakat bunu olabildiğince doğal bir şekilde yapın. Tanıtım yazılarının yukarıda bahsettiğim faydaları için diğer yazılarınızda gösterdiğiniz özeni gösterin. Temel ite içi SEO tekniklerini bu içeriklerde de uygulayın.

Başarılı Tanıtım Yazısı Örnekleri

Bildiğiniz gibi ben de Blog Hocam’da tanıtım yazıları yayınlıyorum. Gelen 10 tanıtım yazısı teklifinden 9’unu reddetsem de bugüne kadar hem karşı tarafa, hem de bana fayda ağlayan pek çok çalışma yaptım. Tanıtım yazısı hazırlarken referans almanız ve incelemeniz amacıyla bu tanıtım yazısı örneklerini paylaşmak isterim:

- Profesyonel Bir Bloggerın Sahip Olması Gereken Donanımlar
- Moda Blogları İçin Kampanyon
- Blog Çekilişleri Ve Hediyeler
- Bloggerlar İçin Sağlık Ve Konfor Önerileri
- Bayan Bloggerlar Ve First Steps
- Blog Hocam’da yayınlanmış tanıtım yazılarının tamamını görmek için buraya bakabilirsiniz.

Göreceğiniz gibi Blog Hocam’ın ana konusu olan blog yazarlığı ile hiç alakası olmayan yerlerden gelen teklifler için tanıtım yazısı hazırlarken konuyu bir şekilde blog yazarlığı ile ilişkilendiriyorum. Böylece hem okuyucunun ilgisini çekiyor hem de daha verimli bir çalışma oluyor.

Son Sözler

SEO ajansları ve bireysel olarak SEO çalışması yapan kişiler sıklıkla blogların kapısını çalarak özellikle backlink almak amaçlı tanıtım yazısı almak istediklerini belirtiyorlar. Fakat bu işlere yeni girmiş bloggerlar bu tekliflere ne cevap vereceklerini, nasıl hareket edeceklerini bilmedikleri için bana danışıyorlar. Bu yazı yeterince açıklayıcı ve faydalı olacaktır diye ümit ediyorum.

İyi bloglar!!!

4 Nisan 2017 Salı

AdSense Onayı Almanın Püf Noktaları

43 yorum
İnternet dünyasının en çok konuşulan ve üzerinde araştırma yapılan konularından biridir AdSense onay konusu. AdSense onayı nasıl alınır, bu işin bir hilesi var mıdır, onay almak için neler yapılmalı gibi konular yıllardır yazılır, çizilir, aranır. Ben de bu konu ile ilgili naçizane bilgi ve deneyimlerimi sizlerle paylaşmak isterim.

adsense onay


AdSense Nedir?

AdSense’in ne olduğunu bilmeyeniniz yoktur sanırım. Dünya’nın en popüler reklam ağı olan AdSense, web sitenizde reklam göstererek o reklamlara tıklandıkça hem kendisine, hem de site sahibine para kazandırır.

Daha önce hem Blog Hocam’da  hem de diğer mecralarda AdSense’den defalarca bahsedildiği için tekrar detaylı bir tanım yapmaya gerek duymuyorum. Eğer internet dünyasında ve blog aleminde yeniyseniz, blogdan para kazanma konulu makaleler okuyup “ben de kazanmak istiyorum” demeye başladıysanız daha önce paylaştığım AdSense kılavuzunu okuyarak işe başlamanızı öneririm.

AdSense Nasıl Çalışır?

AdSense’in nasıl çalıştığını olabildiğince sadeleştirerek açıklamak istiyorum. Bunu da bir örnekle yapmak en mantıklısı sanırım.

X firması reklamının “blog” aramasında gözükmesini istesin ve reklamına her tıklandığında 1 TL ödeyeceğini bildirsin. Benim sitem de “blog” aramasında üt sıralarda çıkan bir site olsun. Bir ziyaretçi “blog” aramasından benim siteme girdiğinde X firmasının reklamı gözükecektir. Ziyaretçi sitemdeki o reklama tıkladığında X firmasının hesabından 1 TL kesilir. Bunun 75 kuruşu benim hesabıma aktarılırken, 25 kuruşu Google’ın hesabına aktarılır.

Gördüğünüz gibi AdSense’de reklam veren firma, reklamı yayınlayan site ve aracı Google olmak üzere üç taraf var. Üç taraf da kazançlı alında bu sistemde. Yayıncı olarak biz tık başına belli bir miktar kazanıyoruz. Google her tıklama için %25 komisyon kazanıyor. Reklam veren firma da müşteri kazanıyor.

AdSense Yayıncısı Olmak Neden Önemlidir?

Bu konuda resmi bir açıklama veya somut bilgi olmamasına rağmen benim bazı teorilerim var. Bunları sizlerle de paylaşmak istiyorum ama okurken bunların şahsi fikirlerim olduğunu lütfen göz ardı etmeyin.

* Teori 1: Bildiğiniz gibi AdSense onayı almak oldukça zor. Google bir siteyi AdSense yayıncısı yapmak için pek çok kriter koyuyor. Diğer taraftan arama sonuçlarında üst sıralarda çıkmak için de pek çok kriter var. Peki AdSense onayı alan bir site Google’ın kriterlerine göre kaliteli bir siteyse ve Google kaliteli siteleri arama sonuçlarında üst sıralarda çıkartıyorsa AdSense yayıncısı olan bir site, AdSense yayıncısı olmayan rakibine göre daha üst sırada çıkmaz mı?

* Teori 2: Google nasıl para kazanıyor? Kullanıcıların reklamlara tıklaması ile. Bu tıklamalar ya arama sonuçlarındaki sponsor bağlantılara yapılıyor, ya da AdSense yayıncısı olan sitelerdeki reklamlara. Peki Google daha fazla kazanmak istemez mi? Bunun için AdSense yayıncısı olan bir siteyi ilk sırada çıkarırsa ve kullanıcı o siteye erişip sitedeki bir reklama tıklarsa Google da daha fazla kazanmış olmaz mı?

Şeytanın avukatlığını mı yapıyorum bilmiyorum ama yıllardır işin içinde biri olarak bu teorileri düşünmeden edemiyorum. Bu teoriler doğru olmasa bile AdSense yayıncısı olmak önemlidir çünkü bilinen hiç bir reklam ağı AdSense kadar kazandırmıyor. Tek bir tıklamaya 20 TL aldığımı bilirim :)

AdSense Onay Süreci Nedir?

AdSense onayı 2 aşamalı bir süreçtir. İlk aşamada başvuru yapan siteye özel programlanmış robotlar gönderilir ve bunları siteyi tararlar. Teknik açıdan yeterli olup olmadığını otomatik olarak kontrol ederler. Eğer site teknik açıdan yeterli ise ilk onay verilir ve ikinci onay aşamasına geçilir.

İkinci onay sürecinde site AdSense ekibinde çalışanların manuel denetlemesine tabi tutulur. Bu aşamada siteniz insanlar tarafından kontrol edilir ve yayıncı kriterlerine uygun olup olmadığına bakılır.

İkinci aşamada onay almak için bazen şans faktörü de devreye girer. Şöyle ki başvurunuz A kişisi tarafından incelenirse ve A kişisi o gün tersinden uyandıysa, canı bir şeye sıkkınsa ya da başka problemleri varsa başvurunuzu reddedebilir. Fakat aynı site için yaptığınız başvuruyu şansınıza iyi niyetli, babacan ve sevecen B kişisi değerlendirirse başvurunuzu onaylayabilir.

* İpucu: Yaklaşık 3-4 sene evvel başımdan geçen bir olayı anlatayım. Blogger’da açılmış bir blog için Blogger kumanda panelindeki kazançlar sekmesinden AdSense başvuru yapmıştım. Başvuruya olumsuz cevap alır almaz bu kez AdSense’in kendi sitesine girdim ve bir başvuru da oradan yaptım. Başvurum birkaç gün içerisinde onaylanmıştı. Blogger kullanıcıları Blogger panelinden yaptıkları başvuruları reddedildiyse şanlarını bir kez de AdSense’in sitesinden denemelerinde fayda var.

AdSene Başvuruları Neden Reddedilir?

Yukarıda bahsettiğim şans faktörünü bir kenara bırakırsak başvurunuzun kabul edilmemesini sağlayacak bazı katı AdSense kuralları var. Ve muhtemelen başvurunuza olumsuz yanıt alırken sebep olarak size bunlardan biri sunulacaktır.

1. Yetersiz İçerik: AdSense’in başvuruları onaylamamasının en yaygın nedeni içeriğin yeteriz oluşudur. AdSense’e başvurunuz esnasında blogunuzda AdSense ekibinin inceleyeceği sayıda içerik yoka başvurunuz reddedilir. 100 tane kıytırık yazı yayınlayıp bu sebeple reddedilebilirsiniz ama minimum 20 tane kaliteli, eşsiz içerik ile yetersiz içerik nedeniyle reddedilme ihtimaliniz düşüktür.

2. Site Google AdSense Politikalarına Uymuyor: Sitenizin kullanıcı deneyimi kötü ise, ziyaretçilerin site içerisinde gezinmesi zor ise, tasarımı zayıf ise, içerik sağdan soldan alınmış ise, Google’dan gelen trafik çok az ise sitenizin Google AdSense politikalarına uymadığı gerekçesiyle başvurunuz reddedilir. Başvuru yapmadan önce sitenizin Web Yöneticisi yönergelerine ve AdSense program politikalarına uygun olup olmadığını kontrol etmenizde fayda var.

3. Site Çok Yeni: AdSense uygunluk yönergelerinde sitenizin en az 6 ay boyunca etkin olması gerektiği yazıyor. İstisnai durumlar söz konusu olsa da Google reklam ağının kaliteli sitelerden oluşmasını istediği için böyle bir kriter koymuştur. Zira bir sitenin 6 aylık performansı o itenin geleceği ve kalitesi için fikir vermeye yeterlidir.

4. Uygunsuz İçerik: Google AdSene’e göre uygunsuz içeriklerin neler olduğunu yasaklanmış içerik sayfasından okuyabilirsiniz. Eğer sitenizde bu tür içerikler mevcut ise AdSene onayı almanız imkansızdır. Sitenizden uygunsuz içerikleri kaldırmadan zahmet edip başvuru yapmanıza hiç gerek yok :)

AdSense Onayı Almak İçin Neler Gereklidir?

Google AdSense’in resmi sayfalarında yazılanlar, bizzat onay aldığım hesaplar ve diğer AdSense kullanıcılarının paylaştıkları deneyimlerden yola çıkarsak AdSense onayı almak için yapmanız gereken temel şeyler şunlardır:

1. Kaliteli İçerik: Konu ne olursa olsun tamamen kendi cümlelerinizden oluşan, okuyan kişiyi bilgilendirecek ve ona katkı ağlayacak, imla ve yazım hatalarından arınmış, orijinal içerikler üretip paylaşmalısınız.

2. İçerik ayısı: AdSense yardım forumlarında bu konu ile ilgili sorulan bir soruya AdSense ekibinden bir yetkili “başvurmadan önce en az 25-30 kaliteli içeriğiniz olmalı” cevabını vermiş.

3. Blog Tasarımı: Blog temanızın responsive, sade, gereksiz eklentilerden arınmış bir tema olmasına dikkat edin. İnanlar blogunuzda zorlanmadan gezinebilmeli, içeriğe kolayca ulaşabilmeli.

4. Site Hızı: Google son yıllarda hız konusuna fena halde takmış durumda. Gerek masaüstü, gerek mobil cihazlarda sitelerin hızlı açılmasını istiyor. Başvuru yapmadan önce blogunuzun yüklenmesini yavaşlatan öğeleri aldırmanızda fayda var.

5. Domain: AdSense onayı almanız için elbette bir domaine ihtiyacınız yok. Örneğin Blog Hocam blogspot domainini kullanmaya devam etmesine rağmen AdSense onayını çok kısa sürede aldı. Fakat kendi domaini olan sitelerin spamden uzak, kaliteli olma ihtimalleri yüksek olduğu içi AdSense başvurunuzun kabul edilmesinde avantaj sağlayabilir.

6. Gerekli Sayfalar: Bir sitenin kaliteli, ciddi ve profesyonel olduğunun göstergelerinden biri de bazı önemli sayfalara sahip olması. Başvuru yapmadan önce gizlilik politikası, hakkında ve iletişim sayfalarını oluşturmanız gerekmektedir.

7. Diğer Reklamlar: Eğer başka reklam ağlarına üye iseniz ve onların reklamlarını sitenize eklediyseniz başvuru yapmadan önce onları kaldırmanız iyi olur. Özellikle affiliate ve PPC ağlarına ait banner reklamları kaldırmanızı öneririm.

Hızlı AdSense Onayı Almanın Püf Noktası Nedir?

Henüz kanıtlanmasa da birkaç yerde okuduğum, hızlı bir şekilde AdSense onayı almanın bir hilesi daha doğrusu açığı olduğu ile ilgili makale görünce sizlerle paylaşmak istedim. Fakat dediğim gibi benim denediğim ve garanti verdiğim bir yöntem değil. Ne yaptıysam olmadı, AdSense onayı alamadım diyenler bir de bu yöntemi denesin diye paylaşıyorum :)

!!! Öncelikle yeni bir gmail hesabı açın. Başvurunuzu bu yeni hesapla yapacaksınız. Fakat başvuru yapmadan önce telefon numarası doğrulama işlemini yapın. Ardından olabildiğince mobil trafik almaya çalışın. Yani cep telefonlarından ya da tabletlerden sitenize bol bol giriş olsun. Tabi bunun farklı cihazlardan yapılması gerekiyor. Eş, dost, akraba çevrenizde kim vara telefonlarından Google’da sitenizi aratın ve ziyaret edin. Bakalım başvurunuz kabul edilecek mi?

AdSense Başvurunuz Yine Mi Reddedildi?

AdSense başvurunuz yine reddedilmiş olabilir. Zira AdSense başvurularının %96’sı onaylanmıyor. Bu durumda yapacağınız 2 şey var:

1. Başvuru sonucunuzun geldiği maildeki reddedilme nedenine bakın ve bunu düzeltmeye çalışın. 2 hafta sonra ise tekrar başvuru yapın. Yeni başvurunuzun, önceki başvurunuzdan farklı gün ve saatte olmasına dikkat edin. Yani önceki başvurunuzu 2 hafta önce salı günü sabah saatlerinde yaptıysanız yeni başvurunuzu Cumartesi günü akşam saatlerinde yapmak gibi.

2. Evet AdSense çok kazançlı, güvenilir ve avantajlı bir reklam ağı olabilir ama sitenizden para kazanmak için tek yöntem AdSense değil. Benzer mantıkta çalışan AdSense alternatiflerinden birini deneyebilirsiniz.

Son Sözler

AdSense onayı almanın çok zor olduğunun farkındayım. Blogunuzdan para kazanmak istediğinizi biliyorum ama önceliğiniz blogunuzu geliştirmek, daha kaliteli, daha iyi bir blog sahibi olmak olmalı. Bu durumda AdSene onayı için uğraşmanıza zaten gerek kalmayacaktır.

Umarım bu yazının size faydası olur ve Adense başvurunuzun neticesi olumlu olur. AdSense başvurusu ile ilgili deneyimlerinizi, başvuru sonuçlarınızı yorum bölümünden tüm blogger arkadaşlarla paylaşırsanız sevinirim. Herke faydalansın.

Bol Şans!!!

28 Mart 2017 Salı

16 Blogger Blog Teması Seçimini Nasıl Yaptıklarını Paylaştı

33 yorum
Yeni blog açanların üzerinde en çok durduğu, en fazla kafa patlattığı konudur blog teması ve tasarımı. Bir tema beğenirsin, hevesle yüklersin, keyifle kullanırsın. Fakat bu keyif çok uzun sürmez. Bir blogda gördüğün temanın peşine düşersin, onu yüklersin. Sonra başka bir blogda gördüğün tasarım öğesine takarsın kafayı. Yeni bir eklenti mi buldun hoop eklerin bloga.

Sonra ne mi olur? Karman çorman, kullanışsız, ziyaretçi için gezinmenin çok zor olduğu bir blog haline dönüştürürsün blogunu. Ve tekrar başa dönersin. Kafanda yine aynı sorular. Hangi tema? Hangi renkler? Hangi özellikler? Hangi eklentiler? Nasıl bir tasarım?

Çevremde tanıdığım, bloglarla haşır neşir olan, uzun yıllardır blog yazarlığı yapan arkadaşların bu konu ile ilgili yani “blog teması seçerken göz önünde bulundurdukları kriterler” ile ilgili görüşlerini almak ve bunları tek bir yazıda derleyerek paylaşmak istedim. Uzman görüşleri her zaman değerlidir.

blog tema seçimi


1. Anne Kaz – Anne Kaz

Annekaz.com teması özel tasarım blogla aynı adı taşıyan temayı kendi ihtiyaç ve zevklerime göre düzenledim. Temiz  sade ve modern bir tasarım olması önceliğimdi  kategorilerin birbirinden ayrılması kolay gezilmesi yine isteklerimden bir kaçıydı. Blogda çok fazla konu - yazı olduğu için ve gerçek anlamda kategori seçeneği olmayan blogspottan - daha derli toplu wordpresse geçince maalesef bir karmaşa yaşanıyor ki hala istediğim şekilde düzenleyebilmiş değilim.


2. Aorhan – Ahmet Orhan

Blog teması seçerken öncelikle yazıların ne kadar ön planda olduğuna bakıyorum. Çoğunlukla hitlerimizi Google'dan aldığımız için yazı sayfasına bakarım. Yazı sayfasında yazıların genişliği, ara açıklıkları ve ortalama yazı karakterime göre ne kadar yer kapladığına bakıp ona göre karar veririm.

Çünkü bazı sitelerde gördüğüm olay şu oluyor; çok caf caflı tema kullanmış ama yazı çok az ve benzer yazılar, reklamlar, yazar bilgi kutusu, sosyal paylaşım etiketleri vs derken yazı kaybolup gitmiş. Bu oranı yakalamak çok önemlidir.
 
Temalarda ayrıca diğer dikkat ettiğim husus temanın ne kadar düzenlenebilir olduğudur. Çünkü tema ne kadar özel olursa, siteye giren kişi tekrar geldiğinde burayı hatırlaması önemlidir. Logo sonrası diğer önemli konu temanın kişisel görünmesidir. Eskiden tema yapıyordum ama şimdi hazırları düzenleyerek özelleştirmeye çalışıyorum
 
Bu konuda bloggerlerın önce yazı sayfası sonra tasarım özgünlüğü onlara baya artısı olacağını düşünüyorum.


3. Biz Evde Yokuz - Duygu Şar & Bilgehan Çelik

Olmazsa olmazlar da bizim önem sıralamamız:

-Estetik

-Hız

-SEO

-Responsive & Retina Ready olması (Olmayan kalmamıştır artık) 

-Teknik Destek & Dökümantasyon

-Satılan yerdeki indirilme sayısının çok olması & değerlendirme not

-Aynı sektördeki bloglarda daha önce kullanılmamış olması

-Türkçe çevirilerinin hazır olması

-WPML'e hazır olması

-Özel ihtiyaçlara cevap verebilmesi. Ör: Bizde çok video içeriği var. Videoları featured image yerine koyabilmemiz.


4. Değmesin Yağlı Boya – Sevgi

Blog teması bir blogun içeriğini en güzel şekilde önplana çıkaran unsurdur.Yani siz çok kıymetli bir içerik hazırlamış olabilirsiniz ama bunun okuyucu tarafından hak ettiği ilgiyi yakalaması yüksek oranda seçmiş olduğunuz temaya bağlı olduğunu düşünüyorum.

Kullandığım temada mutlaka olması gereken kriterlerim şunlardır.

- Renk Paleti: Blogun ziyaretçi üzerinde ilk izlenimi renk seçiminden doğar..siyah bir blogda uzun süre kalmak bu yüzden oldukça zordur. Temamın geneli beyaz alanlardan oluşmasını severim. Beyaz renk veya boş alanın olması okuyucuya rahatlık hissi verdiğine inanıyorum. Koyu veya siyah tema hiç kullanmadım kullanmayı düşünmüyorum.Bir çok blogu sırf koyu temasında dolayı okumayı istesem de gözlerimi ciddi oranda tahriş ettiği için terk etmişliğim olmuştur bunun kendi bloguma da yapılmasını istemediğim için özellikle ferah olmasını isterim. 
- Eklentiler: Bir çok blogda çeşitli eklentilerin yer aldığını görmekteyim.Bunlardan bazıları okuyucu ile alakalı değildir,örneğin çeşitli sayaçlar tamamen blog yazarını ilgilendirir,blogu ziyaret eden biri evvela yayına sonra onu okuyup okumayacağına odaklanır çok severse blogun bir çok detayını da inceler.hareketli eklentiler yerine bağlantı listeleri kullanmak bana okuyucu için daha faydalı olduğunu hissettiriyor. Okuyucunun yararına olmayan bir eklentiyi bu yüzden blogumda tutmamın gözlerini yormamın akıllıca bir şey değildir kanımca. Okuyucumun bloguma içeriği için gelmesini istiyorum sanırım her bloggerin gayesi de bu yönde.

-Kayıt başlıkları: Temamım yayın başlıkları oldukça hem net hem okunur bir yazı fontuna sahip olmalı. Ayrıca yayın başlıklarımın hem okunur hem uygun büyüklükte olması yanısıra konuyu tamamen özetlemesine de özen gösteririm,okuyucu okuyucu olduğu için tam olarak ne okuyacağını bilme hakkına sahiptir.
 
-Menü: Temada yer alan menünün göz önünde olup blogun genel hatlarını belirten türden oluşuna özen gösteririm.Bloga girdiğiniz zaman bu blogda neler var diye düşünürüz bunu anlamanın en iyi yolu da menüdür. Menünün net kelimelerden oluşması temanın olmazsa olmazıdır.Kullanımı kolay olanı ise en idealidir
-Mobil Cihaz Uyumluluğu: Zaman herkes için kıymetlendi,yetmez oldu bazen.Eskisi gibi bilgisayarın başına oturup çay kahve eşliğinde internette dolaşmak nerdeyse haftada veya ayda bir mümkün.Blogların istatistikleri gün geçtikçe ziyaretçilerin mobil cihazlardan geldiğini göstermekte. Bloglarımız gün geçtikçe sokakta otobüste parkta okunuyor bu yüzden bir temanın mobil cihazlarda düzgün görüntülenmesi en önemli kriterdir bana göre. Blogunuz mobil cihazlarda okunaklı değilse okuyucularınızın sizi okuma fırsatı oranları ciddi oranda düşer.Bu düşüş de sizi en çok motive eden faktörün zarar görmesine sebeptir,blog tutma amacınıza Mobil uyumlu tema bu yüzden tema seçiminde belki de düşünülecek ilk şeydir,renk seçimini de iyi yapmakta fayda var yalnız :)


5. Evren Günlüğü – Evren

Wordpress'e geçene kadar blogcu.com, gaxxi gibi hazır blog sisemlerini kullanıyordum. Wordpress'e geçince bir süre ücretsiz temalarını (ki 1 veya 2 tema değiştirdim sadece) kullandım. Beyaz ağırlıklı, daha sade tema kullanmaya özen gösterdim. Bir ara header takıntım vardı; bloga her girildiğinde değişen özellikte olmasını istiyordum falan filan. Sonrasında sıkıldım ve şu an kullandığım temayı da 2-3 yıl önce satın aldım. Onda da yine beyaz ve sade olmasına dikkat ettim. Bir de çift kolondan ve sağdaki sidebardan bir türlü vazgeçemiyorum. Ancak trafiklerin daha çok mobile kayması, dijitaldeki her şeyin hızla mobilleşmesi gerçeğini de göz önünde bulundurunca masaüstünde hayranlıkla seyrettiğimiz temaların mobilde aynı şeye dönüşmesi beni düşündürtüyor. Sanırım o kadar da temaya takılmak gerekmeyecek galiba, nasıl olsa mobil versiyonunda bütün bloglar birbirinin benzeri haline dönüşüyor.


6. Gezen Anne - Embiye Ülgen

Dikkat çekici iyi bir blog yazmada özgün içerikler çok önemli. Ancak, yazılan özgün içeriklerin ön plana çıkabilmesi için seçilen blog temasının da katkısı büyüktür. GezenAnne.com'da farklı blog temaları denedikten sonra en sonunda, kendi istediklerimin ön planda olduğu bir tasarım yaptırdım. Oluşturduğumuz blog temamızda göz önünde bulundurduğumuz kriterleri, kısaca: sadelik, hız ve kolay yönetebilme olarak özetleyebilirim.
 
- Gözü yormayan, sade tasarım: Seyahat blogumu yazarken bol görsel içeren içerikler yazdığımdan, fotoğrafların ön plana çıkması ve gözü de çok rahatsız etmemesi için arka fon olarak beyazı tercih ettim.

- Ana sayfada bol görsellik: Kayan resimler, dikkat çekici fotoğraflar ile ana sayfamın dinamik ve göze hoş gelen bir tasarım olmasına özen gösterdim.
- Ana sayfada sitenin özeti: Ana sayfama ilk defa gelen birine GezenAnne.com 'da neler varın özetini sunabilecek şeklinde bir tasarım seçtim. Dikkat çekici başlıklar içeren alt bölümler ve bol bol yazı linki olabilecek şekilde ana sayfamı tasarladım.

- Tasarımın hızlı olması: Hiç şüphesiz bir yazının okunabilirliği, o sayfanın açılma hızı ile çok alakalıdır. Sitemi tasarlarken hızlı olmasına da dikkat ettik ve şu an GezenAnne.com diğer sitelerden %86 daha hızlı.

- Tasarımın SEO uyumlu olması: Evet, yazıların SEO 'su dışında tasarımın da SEO 'ya uyumlu olması gerekmektedir. SEO 'ya uygun bir tasarım olmasına dikkat ettik.

- Ana sayfada içeriğin kolay değiştirilebilir olması: Kullanıcıların dikkatini çekebilmesi için, gezi blogu ana sayfalarının mevsime uygun olması gerekmektedir. Mesela bahar aylarında bir doğa rotası ararken, ana sayfadaki kayak merkezleri linki hiç kimsenin dikkatini çekmeyecektir. Bu sebeple, tasarımımızı oluştururken ana sayfanın kolayca değiştirilip yenileceği bir şablon olmasına dikkat ettik.

- Yazılar içinde yan bannerlar ile diğer yazılara link: Bir yazıya gelmiş birinin daha fazla sitede kalmasını istiyorsak ona dikkatini çekecek farklı yazıların sunulması gerekiyor. Bu amaçla, sayfalarda dikkat çekici ve ilgili yazıların gösterildiği yan bannerlar olmasına dikkat ettik.
- Mobil uyumlu olması: Tasarımların mobil uyumlu olması hem arama motorları hem de kullanıcılar açısından çok önemli. Blogumu tasarlarken mobil uyumlu olmasına dikkat ettik.

- Sosyal medyada paylaşma kolaylığı: Zaman sosyal medya zamanı. Yazılarımızın sosyal medyada kolayca paylaşılabilecek şekilde bir tasarım yaptık. Mobil ekranında sosyal medya paylaşım butonlarının sabit durduğu bir alt banner ilave ettik.


7. Her Şeyden Konuşmalı – Sinem

Blog teması seçerken en önem verdiğim kriter kullanımının kolay olması. Sayfaya giren okuyucunun hemen o anda neyin nerede olduğunu görebilmesi ve istediği şeye kolayca erişebilmesi benim için çok önemli. Kendim farklı sayfaları ziyaret ettiğimde sürekli farklı yerlerden çıkan reklam kutularını, alakasız müzikleri ve karmaşık sayfa düzenlerini hiç sevmediğimi ve oradan hemen çıkmak istediğimi fark ettim. Dolayısıyla bunlar da blogumda olmamasına özen gösterdiğim farklı kriterler. Günümüzde paylaşımların önemini hayatın belki de her anında hissettiğimizden, paylaşım butonları kullanımına da dikkat ettim.

Özetlemek gerekirse estetik görünümün yanı sıra kolay kullanıma sahip olan bir blog teması seçmeye çalıştım.


8. Kelimeler Benim – Sezer İltekin

Benim için bir temada olmazsa olmaz özellikler şunlardır:

- Yazı başlıkları belirgin olmalıdır. Sayfada, diğer yazılar arasında kaybolan başlıklar, yazıları itibarsızlaştırır. Blogların varoluş sebebi olan blog yazıları da ancak başlıkları ile okuyucuyu kendilerine çekebilirler.

- Göz yormayacak renkler tercih edilmelidir. Siyah fon üzerine beyaz yazı, ziyaretçinin blogunuza ikinci defa girmemesi için yeterli bir sebeptir.

- Yazı / görsel oranı dengeli olmalıdır. Tamamen yazılardan oluşan bir tema da görsellere boğulmuş bir tema da göze itici gelir. Bunların yeterli oranda harmanlanması ise tam tersine ziyaretçide psikolojik bir rahatlamaya sebep olur.

- Ziyaretçiyi, okuduğu bir yazıdan sonra, diğer bir yazıyı okumaya yöneltecek öneriler yapabilen yazılımsal altyapıya sahip olmalıdır.


9. Kevserin Mutfağı – Kevser

Ben blog teması seçerken en çok önem verdiğim şey kullanımının kolay olması. Hitap ettiğim kitle teknoloji kullanımı konusunda çok yetkin olmadığı için her şeyin mümkün olduğunca kolay erişilebilir ve göz önünde olmasına önem veriyorum. Blogun hızını yavaşlatmayacak sade bir yapıya sahip olmasına özen gösteriyorum. Videolu tarifler ve günün menüleri gibi özel yapılı yazı tipleri olduğu için bu yazıları da kolayca barındırabilecek yapıda olması önemli. Artık trafiğin %80'i mobilden geldiği için temanın masaüstü görünümünden ziyade mobil görünümünü dikkate alıyorum.


10. Pinquitte - Aycan

Arayüz tasarımı alanında ilerlemeye çalışan biri olarak kendimi geliştirmek amacıyla blog tasarımımı kendim hazırlıyorum. Bu süreçte benim için en önemlisi yazıların hem geniş ekrandan hem de mobilden rahat bir şekilde okunabilmesi. Kullanıcıyı zorlaştırmadan kolayca yazıları önüne sunmak diyebilirim. İkincisi de sadelik. Çoğu zaman tasarımı yaparken aklımdaki yerleşimi uygulayıp gerisini süslemeden olduğu gibi bırakıyorum çünkü bence blog tasarımının amacı yazıları düzgün bir şekilde ekrana getirmek. Bunu zaten yapıyorsa gerisi teferruata giriyor.

Tasarımın genel hatları tamamlandıktan sonra fotoğrafların yerleşimi, headline dediğimiz büyük başlıkları, listeleme ve alıntı özelliklerini görebilmek için hepsini test ediyorum ve bu şekilde bitmiş oluyor. Yazılar için seçilen yazı tipi de okunaklı ise bence tamamdır :)


11. Soran Anne – Çiğdem

Tema çok önem verdiğim bir konu. Yılda 1 kere temamı yenilemeye çalışıyorum. Sade, okunabilir, göz yormayan, fonksiyonel, okuyucunun aradığını rahat bulabildiği bir tema benim tercihim. Blogspot ve wordpress temaları arasında gidip geliyorum. Son olarak wordpresste karar kıldım. Neden yılda 1 kere değişiklik derseniz: bunu okuyucuma saygı olarak görüyorum. Hem teknolojinin gerisinde kalmayan hem de işime saygı açısından bunu yapmaya gayret ediyorum.


12. Suskumru – Çağrı Alkan

En çok dert yandığım ve mesai harcadığım faaliyet sanırım blog temasını seçmek, değiştirmek, uyarlamak. Çok çabuk sıkılan bir yapım var ve adam akıllı, içime sinen bir tema bulamadığım için sürekli değiştiriyorum ama eminim yakında uzun zaman kullanacağım bir tema bulacağım :) 

Ben blog teması seçerken daha çok sade olmasına, sağdan soldan gereksiz ayrıntılar çıkmamasına dikkat ediyorum. Sadeliği birinci planda tutarken çok da yavan olmaması gerektiğine inandığımdan gerekli gördüğüm ayrıntıları bileşenler vasıtasıyla sidebar dediğimiz yan menüye eklemeye çalışıyorum.  

Ayrıca temanın SEO uyumu, sayfa skoru, sayfa hızı, mobil uyumu, temayı satan kişi ya da grubun daha önceki temalarından kullanıcı deneyimlerine de dikkat ediyorum. 
Tüm bunların ötesinde eğer bir blog temasını seçiyorsam önceliğim mutlaka gözüme hoş gelmesidir. Yani kullanıcı siteme/bloguma girdiğinde sıkılır mı tasarımdan dolayı diye düşünüyorum ve kararımı böyle şekillendiriyorum.


13. Teknojest – Poyraz Şahin

Tema seçiminde dikkat ettiğim bir kaç nokta var : Mobil uyumlu olması, hızlı yüklenmesi ve renk uyumu benim için önceliklidir. Ayrıca kullanacağım temada adsense nereye yerleştiririm onu da göz önünde tutarım. Bir haber sitesi olmadığım için ana sayfa yerleşimi çok önemli değildir benim için. Orta sadelikte tutmaya çalışırım.
 

14. Usluer – İsmail Usluer

- Kesinlikle sade bir tema olmalı ve yazılar ön planda olmalı. Renkli temalar yazıyı ikinci planda bıraktığı için ziyaretçilerin sitede kalma süresini de negatif olarak etkiliyor.

- Fonksiyonel olmalı. Ana sayfada farklı kategorilerin içeriklerini göstermek istiyorsam bunun için gidip kodlarla boğuşmayayım. Panelden bunu kolayca yapabilmeliyim.

- Font büyüklükleri orantılı olmalı. Ne yazı başlığı çok büyük olmalı ne de içerik çok küçük olmalı. Gerçi günümüzdeki temaların çoğunda font ayarları kullanıcıya da bırakıldığı için bu madde biraz değerini kaybediyor.

- Bileşen desteği zengin olmalı.

Bu 4 madde tema seçimi yaparken benim olmazsa olmazlarımdır.


15. Spaksu - Safa Paksu

Öncelikle blog yazarları için aslında sadece içerik özgünlüğü değil görsel özgünlükte önemli bir konudur. Bu konuda logo, tema ve diğer tüm grafik materyalller öne çıkmalıdır. Özellikle tema konusunu ele almak lazım. Ki 10 yıllık bir blog yazarı olarak epey tema değişikliği yapmışlığım vardır. Hali hazırda şuan üzerinde çalıştığım bir tema değişimim olacak. İlk blog yazdığım zamanlarda magazin tasarım yapısına sahip sitelere özenen bir tasarım ile ziyaretçilere tüm içeriği tek sayfada sunabilmeyi isterdim. Fakat sonradan anladım ki bu durum blog anlayışını yansıtmaktan tamamen çıkıyor ve blog'a bir portal havası katıyor. Bu yüzden özellikle başarılı blog sitelerinin yakın zamanlarda tümüyle minimal tasarım yapılarına döndüğünü gördüm. Bu nedenle şahsen ben de minimal bir yapıya dönmeye hazırlanıyorum. Minimal tasarımdan kasıt ise, çok fazla göze batmayan renkler kullanarak, görselliğin değil yazıların ön plana alındığı ve en önemlisi yazılara ulaşabilme hızının en yüksek seviyede olmasını sağlamayı hedefler. Bu da gelen ziyaretçiye istediği bilgiye erişimini kolay ve daha güvenilir hale getirmeyi hedefler.  Tasarım seçmekten çok tasarlamak ve özgün'lüğe ulaşmak gerekiyor birazda. Ancak tasarım alanında olmayan kişilere tavsiyem kendilerini yansıtan, ziyaretçinin içeriğe klayve hızlı ulaşma konusunda başarılı temalar seçmelidirler.

16. Dilimin Ayarı Yok- Cem Özsancak

Blogum için tema seçerken tasarımın sade ve şık olmasına, vizyonumu ve blogumun içeriğini yansıtmasına, pratik olmasına dikkat ediyorum. Kullanıcıların aradığını rahatlıkla bulması ama öte yandan da keşfedeceği şeyler olacağını hissetmesi de bu anlamda benim için önemli.


17. Blog Hocam – Serdar Kara :)

Bu 14 değerli blogcunun fikrinin yanına ben de bir ekleme yapmayacağım merak etmeyin :) Zira bu yazıdaki görüşleri yeni yapacağım tasarımda da uygulamayı düşünüyorum. Bu nedenle brenim için de okuması keyifli, faydalı bir içerik oldu bu.

Bu içeriğin oluşmasında katkısı olan yukarıdaki blogger arkadaşlarıma değerli vakitlerini ayırıp sorumu yanıtladıkları için sonsuz teşekkür ederim. Yanıtsız bırakarak katkı ağlamayan diğer 20 blogger arkadaşımı da buradan kınıyorum. Şaka şaka :) Herkesin canı sağolsun. Belki bir daha ki uzman görüşü derlememde katkı sağlarlar ( tabi artık onlara bir soru yöneltir miyim bilmiyorum)

Bu soruyu yöneltemediğim arkadaşlar da yorum bölümünden blog teması seçerken göz önünde bulundurdukları kriterleri yazarak katkı sağlayabilirler.

İyi bloglar!!!

21 Mart 2017 Salı

Blogger Yeni Son Yorumlar Eklentisi

24 yorum
Blogger’da belirlediğiniz sayıda son yorumun yer aldığı, her yorumun belirleyeceğiniz sayıda karakterinin göründüğü, font awesome ikonlarıyla desteklenmiş, sade, basit ve hızlı bir son yorumlar eklentisi eklemek ister misiniz?

blogger son yorumlar eklentisi


Tamamıyla özelleştirebileceğiniz bu son yorumlar eklentisi blogunuza eklemek için Blogger kumanda panelinde yerleşim sekmesinden Gadget Ekle > HTML/JavaScript gadget diyerek aşağıdaki kodları yapıştırmanız yeterlidir.

<style type="text/css">
a.sneeit-srcbw {
    /*item-color*/color: #000000;/*item-color*/
    /*border-color*/border-top: 1px solid #dddddd;/*border-color*/
    display: block;
    padding: 1em 1.5em;
    position: relative;
}
.sneeit-srcbw-icon-comment {
    position: absolute;
    left: 0;
    top: 1.1em;
}
.sneeit-srcbw-icon-arrow {
    /* arrow-icon-color*/color: #ff4400;/* arrow-icon-color*/
    position: absolute;
    right: 0;
    font-size: 200%;
    top: 50%;
    margin-top: -0.55em;
}
.sneeit-srcbw-credit {
    font-size: 90%;
    text-align: right;
    padding: 1em 0;
    /*credit*/display: none;/*credit*/
    /*border-color*/border-top: 1px solid #dddddd;/*border-color*/
}
html[dir="rtl"] .sneeit-srcbw-icon-comment {
    right:0;
    left: auto;
}
html[dir="rtl"] .sneeit-srcbw-icon-arrow{
    left:0;
    right: auto;
}
html[dir="rtl"] .sneeit-srcbw-credit {
    text-align: left;
}
</style>
<script type="text/javascript">
// settings
var sneeit_srcbw_count = 5;
var sneeit_srcbw_summary_length = 50;
var sneeit_srcbw_icon_comment = 'fa-comments-o';
var sneeit_srcbw_icon_arrow = 'fa-angle-right';
_s7MpY = ['link','href','font-awesome','link','text/css','stylesheet','
https://maxcdn.bootstrapcdn.com/font-awesome/4.7.0/css/font-awesome.min.css','string','undefined','feed','entry','Yorum bulunamadı',' ...','','','alternate','self','#','/','#c','<a class="sneeit-srcbw" href="','"><i class="sneeit-srcbw-icon-comment fa ','"></i><span><strong>',':</strong> ','</span><i class="sneeit-srcbw-icon-arrow fa ','"></i></a>','<span class="sneeit-srcbw-credit">Powered by <a href="https://bloghocam.blogspot.com" target="_blank">Blog Hocam</a></span>','<script type="text/javascript" src="/feeds/comments/summary?alt=json-in-script&max-results=','&callback=_fWeX"><\/script>'];var _vRvL=document.getElementsByTagName(_s7MpY[0]);for(var _vObG=0;_vObG<_vRvL.length;_vObG++){if(_s7MpY[1] in _vRvL[_vObG]&&_vRvL[_vObG].href.indexOf(_s7MpY[2])!=-1){break;}}if(_vObG>=_vRvL.length){var _vThG=document.createElement(_s7MpY[3]);_vThG.type=_s7MpY[4];_vThG.rel=_s7MpY[5];_vThG.href=_s7MpY[6];document.head.appendChild(_vThG);}function _fWeX(json){if(typeof(json)==_s7MpY[7]||typeof(json)==_s7MpY[8]||!(_s7MpY[9] in json)||!(_s7MpY[10] in json.feed)||!json.feed.entry.length){document.write(_s7MpY[11]);return;}for(var _vObG=0;_vObG<json.feed.entry.length;_vObG++){var _vIfF=json.feed.entry[_vObG];var _vMcB=_vIfF.author[0].name.$t;var _vHnM=_vIfF.summary.$t;if(_vHnM.length>sneeit_srcbw_summary_length){_vHnM=_vHnM.substring(0,sneeit_srcbw_summary_length)+_s7MpY[12];}var _vSrM=_s7MpY[13];var _vPmR=_s7MpY[14];for(var _vSeB=0;_vSeB<_vIfF.link.length;_vSeB++){var _vThG=_vIfF.link[_vSeB];if(_s7MpY[15]==_vThG.rel){_vSrM=_vThG.href;}else if(_s7MpY[16]==_vThG.rel){_vPmR=_vThG.href;}}if(!_vSrM){continue;}if(_vSrM.indexOf(_s7MpY[17])==-1){_vPmR=_vPmR.split(_s7MpY[18]);_vPmR=_vPmR[_vPmR.length-1];_vSrM+=(_s7MpY[19]+_vPmR);}document.write(_s7MpY[20]+_vSrM+_s7MpY[21]+sneeit_srcbw_icon_comment+_s7MpY[22]+_vMcB+_s7MpY[23]+_vHnM+_s7MpY[24]+sneeit_srcbw_icon_arrow+_s7MpY[25]);}document.write(_s7MpY[26]);}document.write(_s7MpY[27]+sneeit_srcbw_count+_s7MpY[28]);
</script>

Kodlarda şu kısımları iteğinize göre değiştirebilirsiniz:

  • var sneeit_srcbw_count = 5 buraya kaç adet yorum gözükmesini istediğinizi yazın.
  • var sneeit_srcbw_summary_length = 50 buraya yorumun kaç karaktarenin gözükmesini istediğinizi yazın.


  • Dilerseniz fontawesome kullanarak eklediğimiz yorum ve ok ikonlarını da kolayca değiştirebilirsiniz.

    7 Mart 2017 Salı

    Blogger Günlüğü #2

    61 yorum
    Son zamanlarda blog aleminde gördüğüm, duyduğum, okuduğum, yaşadığım şeylerden yaptığım derleme yazılar olan blogger günlüğünün ikincisinden merhaba. Bu blogger günlüğünde de gelen yorumlara ve sorulara cevaplar verdim, linkler ve bilgiler paylaştım, duyurular yaptım. Umarım hoşunuza gider.

    Blogger günlüğü serisi 3, 4, 5… (kaça kadar giderse) diye devam edecek. Bundan sonraki blogger günlüklerinde yer vermemi istediğiniz, blog yazarlarını ilgilendireceğini düşündüğünüz yazıları, haberleri, gelişmeleri, bilgileri benimle soyal medya hesaplarım veya e-mail adresim üzerinden paylaşabilirsiniz.

    Haydi başlayalım!



    Bir Yorum (Zehra): Merhaba blog hocam, ben yıllardır blog dünyasında sürünen bir türlü blogunu profesyonel görüntüye kavuşturamayan tasarımcı bir anneyim. Bu piyasa sahtekarlarla dolu...Blog tasarımı yapıyoruz diyorlar ama türlü türlü yalanlar.... Bana önerebileceğiniz profesyonel bir blog tasarımcısına ihtiyacım var... Nezaket gösterip bana vakit ayırırsanız size müteşekkir kalacağım...

    Son zamanlarda bu konu ile ilgili çok şikayet aldım. Özellikle web teknolojisine uzak bayan kullanıcılar bloglarını güzelleştirmek adına ne idüğü belirsiz kişilerden ücret karşılığı yardım alıyor fakat ne yazık ki aldatılıp hiç bir sonuç elde edemiyor, olan paralarına oluyor.

    Daha önce bu konuda bazı uyarılarda bulunmuştum. Bir kez daha tekrarlamak isterim ki blog konularında herkese güvenmeyin, şifrenizi vermeyin, blogunuzu kimseye emanet etmeyin.

    Benden ücret karşılığı destek isteyenlere bilgim ve zamanım el verdiğince ücretsiz yardım etmeye çalışıyorum ama blog düzenini tamamen değiştirmek isteyen, yeni bir tasarım yaptırmak isteyenlere ne yazık ki yardımcı olamıyorum. Bu vesile ile, blog tasarımı yaptırmak isteyenleri uzun zamandır tanıdığım, güvendiğim kişilere yönlendirmek isterim.

    - Değmesin Yağlı Boya
    - Sosyal Medya Kafe

    Bu kişiler blog tasarımı konusunda tanıdığım, güvenilir kişiler. Kendileri ile iletişim kurup benim yönlendirdiğimi söylerseniz yardımcı olacaklardır.

    Bir Soru (Bordo Ruj): Benim merak ettiğim şu, mevcut siteme dil seçeneği ekleyip aynı içerikleri ingilizce yayınlamak mantıklı mı ? Yoksa tamamen sıfırdan ingilizce bir blog mu kurmak gerek? Uygun olduğunuz bir an cevap verirseniz çok memnun olurum.

    Türkçe yazdığınız bir bloga Google Translate eklentisi ekleyerek yabancı kullanıcıların istediği dili seçerek yazılarınızı o dilde okumalarını sağlayabilirsiniz. Ancak bu yöntem sadece çeviri yapar. Yani yazılarınızın ingilizce versiyonları Google’da gözükmez. Bu yöntem tesadüfen blogunuzu ziyaret eden yabancı kullanıcıların işine yarasa da size ek bir trafik sağlamaz.

    Eğer mümküne sıfırdan bir ingilizce blog açarak yazılarınızı ingilizce olarak yayınlamak çok daha mantıklıdır. Tabi bu oldukça zaman ve emek gerektiren bir iş.

    Bir Link (Teknojest): Blog dünyasında uzun zamandır aktif olan Poyraz Şahin blogunda misafir yazarlık konusunu ele almış. Misafir yazarlığın faydalarından bahsetmiş ve misafir yazar kabul eden bazı blogları listelemiş. Listede Blog Hocam da var. Listenin tamamı şu şekilde:

    Blog HocamHızlı AdamMusa ÖzsarıMustafa SönmezEhli BlogSosyal Medya KafeMedya İstasyonuDeğmesin Yağlı BoyaAyhan Korkmaz

    Bir Paylaşım (Soyal Medya İstatistikleri): Sosyal medya pazarlaması konusunda bir yazılım şirketi olan TrackMaven, yapmış olduğu araştırmalar sonucunda Facebook, Twitter, LinkedIn, Instagram ve Pinterest gibi sosyal ağlarda paylaşım yapılacak en uygun gün ve saatlerin yer aldığı bir grafik hazırlamış. İlgilenenler inceleyebilir.



    Bir Soru (Oğulcan): Blogspot gibi ücretsiz blog siteleri de adsense başvurusu yapıp, gelir elde edebiliyor mu? Onay süreci diğer sitelere nazaran daha mı zor? İngilizce içerikli sitelerin gelirlerinin Türkiye'de ki sitelere nazaran daha fazla olduğu doğru mu?

    Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, evet siteniz AdSense kriterlerine uygun ise başvuru yapabilir ve gelir elde edebilirsiniz. Bunun canlı örneği şuan okumakta olduğunuz blog :) Blog Hocam da ücretsiz bir blog oluşturma platormu olan Blogger’da oluşturulmuş, domaini olmayan, blogspot uzantısını kullanan bir blog. Üstelik ben AdSene başvurusu dahi yapmamıştım. AdSense ekibinden bir mail gelmişti ve AdSense yayıncısı olmak isteyip itemediğim sorulmuştu. Sene 2011’di ve o tarihten beri AdSense yayıncısıyım :)

    İngilizce sitelerin daha çok kazandığı konusu elbette doğru. Bunu bir örnekle göstermek isterim. Düğün konulu bir site açtığınızı düşünelim. Bu kelime ile ilgili sitenizde gösterilecek reklam için tıklanma başına ortalama 0,64 TL kazanırsınız.

    düğün tbm


    Şimdi de aynı kelimenin ingilizcesi olan wedding kelimesi ile ingilizce düğün konulu bir site açtığınızı düşünelim. Bu kelime ile ilgili sitenizde gösterilecek reklam içinse tıklanma başına ortalama 2,90 TL kazanırsınız.

    wedding tbm


    Aradaki fark ortada. Aynı kelimenin ingilizcesinden tıklama başına neredeyse 5 kat daha fazla gelir elde ediyorsunuz.

    Bir Link ( Blog Sözlük): Bir çoğunuzun bildiğini tahmin ettiğim Blog Sözlük diye bir site var. Ekşi Sözlük ve diğer özlüklerin mantığında çalışan Blog Sözlük’ün tek farkı kullanıcılarının blog yazarı olması. Zaten projenin sahipleri de blog yazarı :) Amaçları da blog yazarlarının tartıştığı bir platform olmak.

    Elbette bu kadar popüler bir siteyi link olarak vermeme gerek yok. Benim paylaşmak istediğim link Blog Sözlük’te yer alan Blog Hocam başlığı ve buraya yazılanlar. Tanıyan tanımayan pek çok kullanıcı öyle güzel şeyler yazmışlar ki mutluluğumu sizlerle paylaşmak ve bu vesile ile entry yazan arkadaşlara teşekkür etmek istedim. Eksik olmayın.

    Bir Soru (Atılgan): Yayınladığım yazıları belirli zamanlarda sosyal medyada paylaşıyorum. Paylaşırken de kendimce bir kalıp oluşturdum ve buna uygun paylaşmaya çalışıyorum. Ancak twitter da karakter sınırı olduğu için sıkıntı yaşıyorum. Malum özel alan adı kullanmadığım için paylaştığım url (twitter kendisi kısaltsa da) uzun oluyor. Link kısaltma yöntemini kullanmak istiyorum ama açıkçası güvenilir bir servis bulamadım. Bildiğiniz, denediğiniz, güvenilir link kısaltma servisleri var mıdır? Ya da bu konu ile ilgili bir yazı yazmayı düşünür müsünüz?

    Sosyal medyada çok link paylaşan biri olduğum için URL kısaltma olayını ben de yoğun bir şekilde kullanıyorum. Link kısaltma servisleri arasında favorim ise Google’ın kendi link kısaltma servisi olan Goo.gl. Uzun linkleri kısaltmakla kalmıyor, kısaltıp paylaştığınız bu kısa linklere kaç kez tıklandığının istatistiğini de tutuyor.

    Link kısaltma servisi arayanlara Google URL Shortener kullanmalarını tavsiye ederim. Hatta Chrome kullanıcıları Short URL uzantısını yükleyerek uzun urlleri tek tıklamayla goo.gl ile kısaltıp kopyalayabilirler. Ben tüm link kısaltma işlemlerini bu uzantı iler yapıyorum.

    Bir Eklenti (Popüler Yazılar): Blogger’ın kendi gadgetları arasında bulunun “popüler yazılar” eklentisine biraz stil katmaya ne dersiniz? Şablonun CSS bölümüne eklemeniz gereken stil kodlarını ve 2017 model popüler yazıların örnek görüntüsünü Facebook sayfamda paylaştım:




    Bir Tweet (Linkler Üzerine): Blog yazarlarının büyük bir kısmında link vermenin kötü bir şey olduğu gibi bir algı var. Hatta bazı yerlerde link vermenin blogun değerini düşürdüğü falan söyleniyor. Ben tam terin düşünüyorum. Faydalı sitelere, kaynaklara linklerin yer aldığı bir yazıyı, okuyucuya fayda ağlayacağı için oldukça değerli buluyorum. Bu fikrimi de bir tweet ile belirttim:



    Normalde tweetlerim pek retweet edilmez ve like almaz. Fakat bu tweetimin ortalamanın çok üzerinde beğeni almasına sevindim. Demek ki benimle aynı fikirde olan blog yazarları da var. Teşekkürler dostlar!

    Bir Hediye (Banner Reklam): Banner reklam ile para kazanmayı anlattığım yazımda GFC takipçilerimden yorum yazarak banner reklam isteyenlere 1 ay ücretsiz 125x125 banner reklam vereceğimi söylemiştim. Yorum yazan takipçilerimden 5 kişinin bloguna ait kendi hazırladığım bannerlar random olarak gözükmeye başladı. Hangi bloglar olduğu şu Facebook paylaşımımda:



    Random banner görüntüleme işini nasıl yaptığımı merak edenler rastgele banner eklentisini inceleyebilirler.

    Yeni etkinliklerde, yeni blogger günlüklerinde görüşmek dileğiyle... İyi bloglar!!!

    LİNKLER