Blogculuk Serüvenimde Edindiğim 8 Tecrübe

Bu yazı bir misafir yazıdır ve furkanozden.net'ten Furkan Özden tarafından yazılmıştır. Siz de Blog Hocam'da konuk yazar olmak isterseniz buraya bakabilirsiniz.

Blog yazmaya başladığımda takvim yaprakları 2009 yılını gösteriyordu. Bloglarla tanışmam ise coğrafya öğretmenimin tahtaya tr.gg üzerinden hazırladığı sitesini yazmasıyla başladı. Onun açtığı siteyi incelerken hemen kendime de açtım. Düzenlemeye açık bir sistem olduğu için biraz html ve css de öğrendim ve amacım bildiklerimi başka insanlara aktarmak oldu. İlk başlarda kod bilgisi üzerine paylaşım yaparken sınıfta tuttuğum notları da paylaşmaya başladım. Ardından bu paylaşımlar kendiliğinden azalıp yerini yazarken mutlu hissettiğim film, oyun incelemeleri, beğendiğim yabancı dilde yazılan yazıların çevirisi ve birkaç ürün incelemesine bıraktı.



İşte bu süreçte oldukça fazla hata yaptım. Bu hatalar sayesinde bloğumun gidişatı şekillendi. Bazı hataları düzeltmem çok zamanımı almış olsa da bu yazıyı yazarken geçmiş olan 9 yıllık blogculuk serüvenimde oldukça çok tecrübe edindim. İşte o tecrübelerden derlediğim 8 madde:


1 - Karar Verin

karar

Burada vurguladığım yer aslında blog açmaya "karar" verdikten sonraki aşama. Acaba doğru karar verdiniz mi? Sizi blog yazmaya iten şey ne oldu? Blog yazarak ne yapmaya çalışacaksınız? Bu ve buna benzer sorular blogculuk serüveninize -eğer başlarsa- yön verecek kilit sorulardan sadece birkaç tanesi. Girişte kısa bir şekilde özetlediğim blogculuk serüvenimde benim karar verme aşamam sadece yeşil tahtadaki bir internet sitesi adresi olmuştu. Bu yazdığım sorulara verilmiş en basit cevaplardan biri olabilir. Ancak bu adımda hata mı ettim yoksa doğru karar mı verdim, emin değilim.


2 - Amacınızı Seçin

amaç

Benim amacım bildiklerimi diğer insanlarla paylaşmaktı. Blog yazdığım süreç içerisinde bu amacım belki başka yerlere kaydı. Belki biraz esnedi sündü ama şu an için belki de paylaşmak istediklerimi paylaşmak gibi bir amaca dönüştü. Dediğim gibi yazarken kendinizi mutlu hissediyorsanız belki de amacın bir önemi yoktur. Ama 'Rotası belli olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez.' diye de bir söz vardır. Amacınızın olması olmamasından iyidir sonuçta, değil mi?


3 - Hitap Tarzınızı Belirleyin

tarz

Ünlü mutasavvıf Mevlana'nın şöyle bir sözü vardır: 'Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.' Bu maddenin özeti aslında budur. Yazdığınız bloğa göre belirleyebileceğiniz hitap şeklinizi kendi isteğinize göre de belirleyebilirsiniz. Örneğin ben ilk başlarda çok sık olmasa da 'smiley' kullanıyordum. Şu an hem satır aralarını düzensizleştirdiğinden hem de kendimi sözcüklerle ifade edemeyecek kadar aciz olduğumu düşündürdüğünden dolayı kullanmayı bıraktım. Bu sayede duygularımı yazıya dökerken oldukça mesafe katetmeye başladım. Kurduğum cümleler uzadı, anlatım bozuklukları artmaya başladı bu sayede anlatım bozukluğu olmayan uzun cümleler kurmayı öğrendim. Bunlar sadece hitap şeklimi şekillendirirken edindiğim tecrübelerdi.


4 - "Okuyucu" Kitlesi Kazanın

okur

Günümüzde -abartmak gibi olmasın ama- adeta bir altın kadar değerli olan bu kavram gün geçtikçe azalsa da asla önemini yitirmeyecektir. Arkadaş çevremize sorsak kaç kişiden bir bloğu düzenli olarak takip ettiğine dair olumlu yorumlar alırız? Bir elin parmaklarını geçer mi? İşte böylesi bir dönemde sadık okuyucu kitlesi kazanmak çok önemli. Burada iş elbette bloğu yazan kişi de veya ekipte bitiyor. Özeleştiri yapmak gerekirse kendi yazdığım blogda pek fazla kişisel hayatıma yer vermiyorum. Dediğim gibi yazarken mutlu hissettiğim ve paylaşmayı istediğim şeyleri paylaştığımdan dolayı belki bir okuyucu kitlem yoktur. Ancak çeşitli yerlerden gelen ziyaretçilerin ayrılmadan önce attıkları yorum da yeterince iyi hissettirmiyor değil. Bu kitleyi kazanmak için biraz da uğraş vermek gerekiyor. Adeta kendi reklamınızı yapmalısınız yani. Sosyal medyayı aktif kullanıyorsanız birkaç pazarlama tekniği biliyorsunuzdur. Tabir belki biraz fazla uçuk olacak ama birçok makaleye konu olan ve iş hayatında oldukça önem arz eden 'Kendini Pazarlama' denen bir konu mevcut. Bu üstünde ayrıca durulacak bambaşka bir konu olduğu için araştırmayı size bırakıyorum.




5 - Yakın ve Uzak Hedefleriniz Olsun

hedef

Yaptığım en önemli hatalardan biri de buydu. İlk zamanlarda yazı yazarken o an ne yazacaksam onu yazdım. Sonrasını düşünmedim. Yaşımın bulunduğu dönemden de olsa gerek. O sırada adeta sadece ziyaretçi çekmek için içerik yazdım. Konularını tahmin edersiniz... Şimdi onlara değinmiyorum. İşte o yazdığım yazılar 2012 yılında adsense hesabımın kapatılmasına, daha kötüsü domainin engellenmesine neden oldu ve alternatif reklam çözümleri aramaya başladım. İlerleyen yıllarda blog bir sürü kırık link barındıran yazılarla dolmuş oldu. 2014'te 'her hafta en az bir yazı kuralı' sayesinde üretkenliğimi artırmaya başladım. Bu sırada bloğum artık blogspotun ücretsiz sunucularında değil kendi kiraladığım bir sunucuda barınıyor ve kendime ait bir domainim vardı. Dolayısıyla az da olsa para gerekliydi ve bunun için en iyi yol yine Google Adsense idi. Emin olun çok araştırdım. Çok şey denedim. Dönüp dolaşıp aynı yere geldim. İşte bunun için de hesap engelimi kaldırmam gerekiyordu. Hesap engelini Tarkan'ın 'Şımarık' adlı şarkısından esinlenerek tatlı dille aştım. Domain engeli halen mevcut olduğundan yine de reklam barındıramıyordum. Yıllar önce sadece ziyaretçi ve hit amacıyla yazdığım o yazılar var ya, işte o yazıları yaklaşık 2000 yazının içinden bulup sildim ya da düzenledim. İşte bunların nedeni blog yazmaya başladığımda kendime yakın ve uzak hedef belirlemediğimden oldu. Şimdilik tek bir hedefim var. Dediğim gibi 'Her hafta en az 1 yazı'. Bunu da sağolsun Barış Özcan'ın Zinciri Kırma adlı videosunu izledikten sonra belirledim. Umarım benim bu yazım da birileri için rehber olur, gemisine rüzgar olur.


6 - Tasarım

eski blog teması

Tasarım blogculuğa yeni başlayan biri için ya çok önemsizdir ya da çok önemlidir. Bunun ortası yoktur bana göre. Ben ilk blog yazmaya başladığım zamanlarda içerik üretmekten çok blog tasarımını kurcalayıp dururdum. Bunun yüzünden Blogger Smash Template adında bir temayı kurcalaya kurcalaya bambaşka bir hale getirdim. Çok isteyen olunca da Blogger Bayram Şekeri Teması diye paylaştım. Ancak tasarımın ilerleyen yıllarda başıma açtığı en büyük sorunlardan biri de tema veya sistem değiştirdiğimde sağa sola kayan düzenli olmayan bir blog tasarımıyla karşı karşıya kalmam oldu. Hiç unutmam bloğum blogspot üzerindeyken yazı alanı genişliği 544px olduğu için görselleri ve eklediğim videoları manuel olarak 544px genişliğe ayarlamıştım. Halbuki bulunduğu alan içerisinde en geniş halini alacak kodu yazsam tertemiz olacaktı.

yeni blog teması


Wordpress'e geçip haliyle tema da değiştiği için bazı yazılarımda hala sola dayalı 544px genişliğinde bir görsel ve yanında kalan boşluğa sıkışmış bir miktar yazı bulunuyor. Zaman buldukça bunları da düzenliyorum. Ancak Blogspottayken tema değiştirmek istediğim halde değiştiremememin nedeni görselleri manuel ayarlamamdı. Yine Wordpress'e geçtiğimde aynı temanın Wordpress'e uyarlanmış halini arayıp onunla yola devam etmek istemem de görselleri 544px genişliğe sabitlememdi. Demem o ki yazılarınızı yazarken ileriyi de düşünün. Burada görsel sadece bir örnek. Yazı içerisinde kullandığınız çeşitli kodlar, temaya veya eklentiye bağlı olan ve tema değiştiğinde ya da eklenti kaldırıldığında geçerliliğini yitirecek olan kodlar. Bütün bunları düşünmelisiniz.


7 - Gelir Endişesi

gelir

Bir yerlerden denk gelip tanıdığı, eşi dostu blog yazanların blog yazma hevesiyle yanıp tutuşup sordukları ilk soruyla yaşadıkları durumdur. Amacınızı belirlerken bu endişeniz yoksa ilerde çeşitli ihtiyaçlardan dolayı bu endişeye kapılabilirsiniz. Buradaki kırmızı çizgi ise blog tasarımını reklamlarla, özellikle pop-up reklamlarla dolup taşırmadan ayarında göz zevkini bozmayacak şekilde reklam yerleştirmektir. Eğer ilk başlarda benim gibi içerik üretirseniz -ne kadar içerik üretmek denirse?- bir kere Google Adsense'i unutmanız gerekir. Kalan firmalar ya çok açgözlü ya da Türkiyeden gelen ziyaretçiler için çok az ödeme yapan reklamlardır. Diğer türleri boşverin. Yaptığınız işi severek yaparsanız merak etmeyin sponsorlar sizi bulur. Amatör blogcunun ilk cep harçlığını o sponsorlar verir. Yani benim öyle oldu. Google kadar katı kuralları olmayan kişiler veya firmalardan birçok sponsor yazı teklifi aldım. Bu durum biraz olsa da yazı yazma şevkimi artırmadı değil. Google Adsense reklamlarından sonra herhangi bir gelir endişem kalmadı zaten. Çünkü sponsor reklamlar bir geldi mi elleri dolu gelirken Google Adsense damlaya damlaya gölü doldurmaya çalışıyor. Bu da size az da olsa blogdan para kazanma hissi veriyor ki bu muhteşem bir şey. Üstelik bu geliriniz arttığında belki de blogculuğu asıl işiniz olarak yapmaya başlarsınız belli mi olur? Pollyannacılığın lüzumu yok demeyin. Artık yeni meslek çeşitleri oluşmaya başladı. Sosyal Medya Yazarlığı, İçerik Üreticisi, Hikaye Anlatıcısı, Blog Yazarı gibi... Tabi hobinizi işe çevirmemek isterseniz de bu size kalmış. Üzerinde tartışılabilecek bir konu daha.


8 - İsim ve Domain Seçimi

blog ismi

Bu maddeyi bilerek en sona bıraktım. Çünkü bu şeye benziyor; bir yazı yazdıktan sonra başlık atmaya. Hani ilk okulda kompozisyon ödevi almıştık ya. İşte orada öğretmenimiz ne demişti? 'Başlığı yazıyı yazdıktan sonra yazın.' Blog açarken de durum benzerdir. Üstteki 7 maddeyi kafanızda bitirdikten cevaplandırdıktan sonra sıra bloğun ismini ve domainini seçmeye gelir. Bu aşamada iki türlü seçenek var diyebilirim. İsminiz ve soyisminiz ya da hayal gücünüzün oluşturacağı fantastik o 'isim'. Tercih sizin. Genel isimlerle yükselen siteler ve bloglar olduğu gibi isim ve soyisim ile yükselen ve hatta sizin de takip ettiğiniz birçok blog var. Bazılarına blog denmez ama konumuz domain ve isim seçimi olduğu için örnek yerinde oldu bence.


Umarım bu yazım çoğu blogcu arkadaşıma rehber olur ve benim düştüğüm hatalara düşmemelerini sağlar. Sorularınız veya önerileriniz varsa yorum yapmaktan çekinmeyin. Buralardayım...

Author Image
Konuk Yazar: Furkan Özden
Bilgisayarla 2002 yılında tanıştım. 2009 yılından beri kendi adıma açtığım kişisel blogda film, oyun ve ürün incelemeleri yanında bazı şeyler hakkında rehber niteliğinde içerikler üretiyorum. Hobi olarak motorsporları ve havacılık ile ilgili aktiviteleri takip ediyorum. Bloğuma ulaşmak için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz: Furkan Özden'in Kişisel Blog Sayfası

29 yorum:

  1. Herkes gelir konusunda biraz takıntılı. Yani sadece gelir için direkt copy paste işler ile blog yaptığını sanan insanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla malesef.

    Özgün bir makale yazma isteği yada belirli bir yayın akışı düzenleyende yok kendine. Kısa yoldan parayı bulma derdine düşmek blogculuk olayına başlı başlına ters bir durum.

    Ben yeni sitemi açalı 8 ay oldu. Sistematık ve düzenli yayın girmeye devam ettim şu anda günlük tekil hit'im 4k oldu hedefim yıl sonuna kadar 10k'ya çıkarmak :) Hepinize bol şans.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hedefinizin olması güzel. Düzenli yayın girmek de burada kilit rol oynuyor aslında. Okuyucu kazanmanın ilk şartlarından biri gibi.

      Sil
  2. Yeni blog yazarları bizim dönemlerimize göre çok şanslı.Biz başladığımızda blog yazarlarına tecrübelerini aktaran çok fazla blog yoktu.Şimdi her yerde kendi edindiği tecrübeleri paylaşan sizin gibi blog yazarı arkadaşlarımız var.Ve onca yılın tecrübelerinden çıkarılmış bu yazıdaki her maddeye sonuna kadar katılıyorum.
    Her gün yazı yetiştireceğim diye kendimi parçalamak yerine, haftada en az 1 yazı kuralını uyguluyorum uzun zamandır.Böylece ne sosyal hayatımdan vazgeçiyorum ne de blog yazarlığı hayatımdan.Şuan gördüğüm bir çok blog hedefsiz bir şekilde ilerliyor.Herhangi bir plan yok.Para kazanma hırsıyla nereye gittiğini bilmeden savruluyor.
    Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. O kuralı düzeni sevdiğimden getirdim. Ayda bir veya düzensiz şekilde iki üç haftada bir yazı gireceksem blog yazmanın anlamı kalmıyordu benim için. Bu şekilde haftada bir yazı girmek içimdeki üretkenliğini asla köreltmiyor.

      Sil
  3. Güzel bir yazı ama ben çok uzun yazıları bir türlü bitiremiyorum . Yarısını okudum sanırım . Elinize sağlık . Yalnız bir şey söylemek istiyorum sizin siteye girdiğimde bir yazıyı okurken sayfa sürekli yukarı aşağı gidiyor bu da çok rahatsız edici . Bence bunu düzeltseniz daha iyi olur , çok göz yoruyor . Mutlu günler dilerim. Başarılar ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bitiremeseniz de yorum atmanız bile yeterli benim için :) Faydalı ve rehber niteliğinde bir yazı olması için uzun tuttum aslında bilerek. Tek oturuşta bitmeyebilir haklısınız :)

      Bu sitedeki titremeye gelirsek, üst kısımda yer alan görsellerin değişmesinden kaynaklanıyor. Çözümü ise slayt halinde olan görsellerin dikey boyutlarına aynı değeri vermek. Serdar hocam yorumu görürse ilgilenecektir.

      Sil
    2. Zehra Hanım hemen ilgileniyorum sayfa kayması olayı ile.

      Sil
  4. Çok bilgilendirici bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık Furkan Bey. Ben daha çok yeniyim, 17 temmuzda ilk yazımla başladım. :) Oğlumla beraber açtık blogumu. Blog yazarlığı hakkında hiç bilgim yoktu, . Yazmayı seviyorum. İnternette geçirdiğim zamanı boş olarak gördüm, hiç değilse yazarak insanlara faydalı olmak istedim. Ayda 2 yazı diye planladım. Yazabilirsem daha fazla da yazabiliyorum. Hürriyet gazetesinden birgün bir mail geldi Bumerang da altın olarak değerlendirildiğim yazıyordu. Bir hafta sonrada google Adsense den mail aldım. adsense reklamları yayınlanmaya başladı.Maalesef oğlum reklamlara tıkladığı için 30 gün reklamları kapattılar, ceza verdiler. Sağlık olsun hiç önemli değil,en büyük amacım bu değildi zaten. Ben yine yazılarıma devam ediyorum. Benim için en güzeli Blog dünyasında blog yazanlarla iletişim kurmak oldu.Yazılarım okunuyor, yorumlar yapılıyordu. Bu benim için en büyük mutluluk ve başarı oldu. :) Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başlangıç için güzel hedefler belirlemişsiniz. Yazı yazdıkça okunmalarınız arttıkça değişik teklifler de alacaksınız. Ben Bumerang'ın bir yazı için verdiği ücretin düşüklüğünden ve ödemeyi verirken yaptığı stopaj kesintisinden dolayı bıraktım. Google Adsense'yi aktif edene kadar da çeşitli kişi veya firmalarlar anlaşarak sponsor yazılar yazdım. Bunlar Adsense gibi devamlı gelir sağlamadığı için bu gelire güvenerek bir plan yapmak mantıksız ancak domain ve sunucu giderlerimi karşılamaya yetiyordu. Oğlunuz ile yaşadığınız durumu ise adblock kullanarak çözebilirsiniz :) Ben kendi sitemi düzenlerken yanlışlıkla reklama tıklarım diye kendi sitemde adblock'u aktifleştirdim mesela :)

      Sil
  5. Bizim gibi yeni Bloggerlar için çok faydalı bir yazı olmuş.Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize sevindim. Teşekkür ederim.

      Sil
  6. Zevkle okudum. Yeni başlayanlar için tam bir rehber olmuş.

    YanıtlaSil
  7. Samimi yaziniz icin tesekkürler. Bireysel deneyimleri okumak cok faydali oluyor 😊

    YanıtlaSil
  8. Faydalı yazı olmuş. Ben daha önceden tasarıma çok ama çok önem verirdim. Ama insanlar için tasarım değil yazdığın yazı önemliymişti. Geç de olsa anladım. Tasarım da blog hocam tasarımı gibi olmalı göz yormamalı. Başarılarınızın devamını dilerim...

    YanıtlaSil
  9. Çok faydalı bir yazı olmuş Furkan Bey, keyifle okudum! Bu blogdan başından beri çok şey öğrendim. Blogumu açalı 1 sene oluyor, başlarda ben de çok düzensiz yazıyordum. Uzun aralar verdikçe zaman zaman hevesim de kaçıyordu. 2018 hedeflerimden biri çok daha düzenli içerik paylaşmaktı ve sizin de belirttiğiniz gibi haftada 1 yazı planıyla gitmeye başladığımdan beri çok daha keyifli yazmaya, çok daha üretken olmaya başladım. Yazmayı çok seviyorum ve kendimi biraz daha geliştirdiğimi görmek beni çok mutlu ediyor.
    AdSense'den bahsetmişken size sormak istediğim bir soru var, ben sanırım 2 hafta önce bir AdSense hesabı oluşturdum ve "Sizi hazır duruma getirmek için çalışıyoruz." yazısı çıkıyor ana sayfasında. 2 haftadır da durum böyle, sizce bu süre normal midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize sevindim. Yeni tasarımda onay sürecinde sayfa o şekilde görünüyor. 2 hafta gibi bir zaman geçmiş. Muhtemelen yakında mail alırsınız. Sonuç alamazsanız Türkçe Adsense Forumuna yazabilirsiniz. Yetkili kişiler hemen cevap verip ilgileniyorlar.

      Sil
  10. Çok güzel bir şekilde maddelerle özetlemişsiniz, tebrik ederim. Sitenizi de çok beğendim, yavaş yavaş yazılarınızı okumaya başlarım :) Yazınız 1000-1500 kelime arasında, bu tür bir konu için bence çok anlaşılır ve yeteri uzunluktaki bir makale. Resimler ve alt başlıklarla desteklemiş olmanız da çok hoşuma gitti :)
    Başarılarınız daim olsun :)
    Sağlıcakla kalın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Beğenmenize sevindim. Normalde 400 kelime civarı yazıyorum ancak bu yazının çoğu kişiye ilham kaynağı olacağını düşündüğüm için üstümde sorumluluk hissettim ve bu yüzden ayrıntılarıyla yazmaya özen gösterdim.

      Sil
  11. Yeni blog açanlar için çok iyi bir yazı olmuş elinize sağlık. Az yada çok tecrübelerimiz özellikle yeni blog açanlar için faydalı olacaktır.

    YanıtlaSil
  12. Her yazarın yaşadıkları ve yaşattıkları vardır. Bunları samimi bir şekilde dile getirerek paylaşmak bu uğurda yol almamızı sağlayacaktır. Blog yazarlığında bencillik olmamalı el birliği ve destek ile sayımızı çoğaltabilir ve güzel projeler üretebiliriz. Tecrübelerinizden faydalanılacağını düşünüyorum, elinize sağlık..Bu yazıyı paylaşmak için en doğru adreslerden birindesiniz..İyi çalışmalar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru karar verdiğimi biliyordum :) Teşekkürler yorumunuz için.

      Sil
  13. Tebrikler güzel bir yazı olmuş. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  14. Mrb çok açıklayıcı ve güzel bir yazı olmuş. İyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
  15. 9-10 yıllık tecrübenizi yazıya dökmüşsünüz. Tam bir başarı hikayesi..Sizden öğrenilecek çok şey var:)

    YanıtlaSil
  16. Kendi özel hayatını anlatanlardan farklı olarak, bana bir şeyler öğreten bloggerlara özellikle değer veriyorum. Bu yazı ve altındaki yorumlar da benim için çok faydalı oldu. Çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.